Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 2:05

[1] Ya Rab, barınak oldun bize Kuşaklar boyunca.

[2] Dağlar var olmadan, Daha evreni ve dünyayı yaratmadan, Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin.

[3] İnsanı toprağa döndürürsün, "Ey insanoğulları, toprağa dönün!" diyerek.

[4] Çünkü senin gözünde bin yıl Geçmiş bir gün, dün gibi, Bir gece nöbeti gibidir.

[5] İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün, Sabah biten ot misali:

[6] Sabah filizlenir, büyür, Akşam solar, kurur.

[7] Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.

[8] Suçlarımızı önüne, Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.

[9] Gazabından kısalıyor günlerimiz, Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız.

[10] Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor, Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak; En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor, Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz.

[11] Kim bilir gazabının gücünü? Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.

[12] Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki, Bilgelik kazanalım.

[13] Vazgeç, ya RAB! Öfken ne zamana dek sürecek? Acı kullarına!

[14] Sabah bizi sevginle doyur, Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.

[15] Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, Kaç yıl çile çektirdinse, O kadar sevindir bizi.

[16] Yaptıkların kullarına, Görkemin onların çocuklarına görünsün.

[17] Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın. Ellerimizin emeğini boşa çıkarma. Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma.

Mezmurlar — Chapters