Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 2:20

[1] Ey bütün halklar, dinleyin! Kulak verin hepiniz, ey dünyada yaşayanlar,

[2] Halk çocukları, bey çocukları, Zenginler, yoksullar!

[3] Bilgelik dökülecek ağzımdan, Anlayış sağlayacak içimdeki düşünceler,

[4] Kulak vereceğim özdeyişlere, Lirle yorumlayacağım bilmecemi.

[5] Niçin korkayım kötü günlerde Niyeti bozuk düşmanlarım çevremi sarınca?

[6] Onlar varlıklarına güvenir, Büyük servetleriyle böbürlenirler.

[7] Kimse kimsenin hayatının bedelini ödeyemez, Tanrı'ya fidye veremez.

[8] Çünkü hayatın fidyesi büyüktür, Kimse ödemeye yeltenmemeli.

[9] Böyle olmasa, Sonsuza dek yaşar insan, Mezar yüzü görmez.

[10] Kuşkusuz herkes biliyor bilgelerin öldüğünü, Aptallarla budalaların yok olduğunu. Mallarını başkalarına bırakıyorlar.

[11] Mezarları, sonsuza dek evleri, Kuşaklar boyu konutları olacak, Topraklarına kendi adlarını verseler bile.

[12] Bütün gösterişine karşın geçicidir insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.

[13] Budalaların yolu, Onların sözünü onaylayanların sonu budur. |iSela

[14] Sürü gibi ölüler diyarına sürülecekler, Ölüm güdecek onları. Tan ağarınca doğrular onlara egemen olacak, Cesetleri çürüyecek, Ölüler diyarı onlara konut olacak.

[15] Ama Tanrı beni Ölüler diyarının pençesinden kurtaracak Ve yanına alacak. |iSela

[16] Korkma biri zenginleşirse, Evinin görkemi artarsa.

[17] Çünkü ölünce hiçbir şey götüremez, Görkemi onunla mezara gitmez.

[18] Yaşarken kendini mutlu saysa bile, Başarılı olunca övülse bile.

[19] Atalarının kuşağına katılacak, Onlar ki asla ışık yüzü görmeyecekler.

[20] Bütün gösterişine karşın anlayışsızdır insan, Ölüp giden hayvanlar gibi.

Mezmurlar — Chapters