Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:29

[1] Bilgelik çağırıyor, Akıl sesini yükseltiyor.

[2] Yol kenarındaki tepelerin başında, Yolların birleştiği yerde duruyor o.

[3] Kentin girişinde, kapıların yanında, Sesini yükseltiyor:

[4] "Ey insanlar, size sesleniyorum, Çağrım insan soyunadır!

[5] Ey bön kişiler, ihtiyatlı olmayı öğrenin; Sağduyulu olmayı öğrenin, ey akılsızlar!

[6] Söylediğim yetkin sözleri dinleyin, Ağzımı doğruları söylemek için açarım.

[7] Ağzım gerçeği duyurur, Çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir.

[8] Ağzımdan çıkan her söz doğrudur, Yoktur eğri ya da sapık olanı.

[9] Apaçıktır hepsi anlayana, Bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların.

[10] Gümüş yerine terbiyeyi, Saf altın yerine bilgiyi edinin.

[11] Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.

[12] Ben bilgelik olarak ihtiyatı kendime konut edindim. Bilgi ve sağgörü bendedir.

[13] RAB'den korkmak kötülükten nefret etmek demektir. Kibirden, küstahlıktan, Kötü yoldan, sapık ağızdan nefret ederim.

[14] Öğüt ve sağlam karar bana özgüdür. Akıl ve güç kaynağı benim.

[15] Krallar sayemde egemenlik sürer, Hükümdarlar adil kurallar koyar.

[16] Önderler, adaletle yöneten soylular Sayemde yönetirler.

[17] Beni sevenleri ben de severim, Gayretle arayan beni bulur.

[18] Zenginlik ve onur, Kalıcı değerler ve bolluk bendedir.

[19] Meyvem altından, saf altından, Ürünüm seçme gümüşten daha iyidir.

[20] Doğruluk yolunda, Adaletin izinden yürürüm.

[21] Böylelikle, beni sevenleri servet sahibi yapar, Hazinelerini doldururum.

[22] RAB yaratma işine başladığında İlk beni yarattı,

[23] Dünya var olmadan önce, Ta başlangıçta, öncesizlikte yerimi aldım.

[24] Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.

[25] -

[26] Dağlar daha oluşmadan, Tepeler belirmeden, RAB dünyayı, kırları Ve dünyadaki toprağın zerresini yaratmadan doğdum.

[27] RAB gökleri yerine koyduğunda oradaydım, Engin denizleri ufukla çevirdiğinde,

[28] Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,

[29] Sular buyruğundan öte geçmesinler diye Denize sınır çizdiğinde, Dünyanın temellerini pekiştirdiğinde,

[30] Baş mimar olarak O'nun yanındaydım. Gün be gün sevinçle dolup taştım, Huzurunda hep coştum.

[31] O'nun dünyası mutluluğum, İnsanları sevincimdi.

[32] Çocuklarım, şimdi beni dinleyin: Yolumu izleyenlere ne mutlu!

[33] Uyarılarımı dinleyin ve bilge kişiler olun, Görmezlikten gelmeyin onları.

[34] Beni dinleyen, Her gün kapımı gözleyen, Kapımın eşiğinden ayrılmayan kişiye ne mutlu!

[35] Çünkü beni bulan yaşam bulur Ve RAB'bin beğenisini kazanır.

[36] Beni gözardı edense kendine zarar verir, Benden nefret eden, ölümü seviyor demektir."

Özdeyi̇şler — Chapters