Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 0:49

[1] Bundan sonrakiler de Süleyman'ın özdeyişleridir. Bunları Yahuda Kralı Hizkiya'nın adamları derledi.

[2] Tanrı'yı gizli tuttuğu şeyler için, Krallarıysa açığa çıkardıkları için yüceltiriz.

[3] Göğün yüksekliği, yerin derinliği gibi, Kralların aklından geçen de kestirilemez.

[4] Cürufu gümüşten ayırınca, Kuyumcunun işleyeceği madde kalır.

[5] Kötüleri kralın huzurundan uzaklaştırırsan Kralın tahtı adaletle pekişir.

[6] Kralın önünde kendini yüceltme, Önemli kişiler arasında yer edinmeye çalışma.

[7] Çünkü kralın seni bir soylunun önünde alaşağı etmesindense, Sana, "Yukarıya gel" demesi yeğdir.

[8] Gördüklerinle hemencecik mahkemeye başvurma; Çünkü başkası seni utandırabilir, Sonra ne yapacağını bilemezsin.

[9] Davanı doğrudan komşunla gör; Başkasının sırrını açıklama.

[10] Yoksa işiten seni utandırabilir Ve bu kötü ün yakanı bırakmaz.

[11] Yerinde söylenen söz, Gümüş oymalardaki altın elma gibidir.

[12] Altın küpe ya da altın bir süs neyse, Dinleyen kulak için bilgenin azarlaması da öyledir.

[13] Hasatta kar serinliği nasılsa, Güvenilir ulak da kendisini gönderenler için öyledir. Böyle biri efendilerinin canına can katar.

[14] Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.

[15] Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, Tatlı dil en güçlü direnci kırar.

[16] Bal buldun mu yeteri kadar ye, Fazla doyarsan kusarsın.

[17] Başkalarının evine seyrek git, Yoksa onları bezdirir, nefretini kazanırsın.

[18] Başkasına karşı yalancı tanıklık eden Topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir.

[19] Sıkıntılı günde haine güvenmek, Çürük dişe ya da sakat ayağa güvenmek gibidir.

[20] Dertli kişiye ezgi söylemek, Soğuk günde giysilerini üzerinden almaya, Ya da sodaya sirke katmaya benzer.

[21] Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver.

[22] Bunu yapmakla onu utanca boğarsın Ve RAB seni ödüllendirir.

[23] Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.

[24] Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.

[25] Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.

[26] Kötünün önünde pes eden doğru kişi, Suyu bulanmış pınar, kirlenmiş kuyu gibidir.

[27] Fazla bal yemek iyi değildir; Hep yüceltilmeyi beklemek de...

[28] Kendini denetleyemeyen kişi Yıkılmış sursuz kent gibidir.

Özdeyi̇şler — Chapters