Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:40

[1] Davut oğlu İsrail Kralı Süleyman'ın özdeyişleri:

[2] Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak, Akıllıca sözleri anlamak,

[3] Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,

[4] Saf kişiyi ihtiyatlı, Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.

[5] -

[6] Özdeyişlerle benzetmeleri, Bilgelerin sözleriyle bilmecelerini anlamak için Bilge kişi dinlesin ve kavrayışını artırsın, Akıllı kişi yaşam hüneri kazansın.

[7] RAB korkusudur bilginin temeli. Ahmaklarsa bilgeliği ve terbiyeyi küçümser.

[8] Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.

[9] Çünkü bunlar başın için sevimli bir çelenk, Boynun için gerdanlık olacaktır.

[10] Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkârlara teslim olma.

[11] Şöyle diyebilirler: "Bizimle gel, Adam öldürmek için pusuya yatalım, Zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim.

[12] Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.

[13] Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.

[14] Gel, sen de bize katıl, Tek bir kesemiz olacak."

[15] Oğlum, böyleleriyle gitme, Onların tuttuğu yoldan uzak dur.

[16] Çünkü ayakları kötülüğe koşar, Çekinmeden kan dökerler.

[17] Kuşların gözü önünde ağ sermek boşunadır.

[18] Başkasına pusu kuran kendi kurduğu pusuya düşer. Yalnız kendi canıdır tuzağa düşürdüğü.

[19] Haksız kazanca düşkün olanların sonu böyledir. Bu düşkünlük onları canlarından eder.

[20] Bilgelik dışarıda yüksek sesle haykırıyor, Meydanlarda sesleniyor.

[21] Kalabalık sokak başlarında bağırıyor, Kentin giriş kapılarında sözlerini duyuruyor:

[22] "Ey budalalar, budalalığı ne zamana dek seveceksiniz? Alaycılar ne zamana dek alay etmekten zevk alacak? Akılsızlar ne zamana dek bilgiden nefret edecek?

[23] Uyardığımda yola gelin, o zaman size yüreğimi açar, Sözlerimi anlamanıza yardım ederim.

[24] Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.

[25] Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.

[26] -

[27] Bu yüzden ben de felaketinize sevineceğim. Belaya uğradığınızda, Bela üzerinize bir fırtına gibi geldiğinde, Bir kasırga gibi geldiğinde felaketiniz, Sıkıntıya, kaygıya düştüğünüzde, Sizinle alay edeceğim.

[28] O zaman beni çağıracaksınız, Ama yanıtlamayacağım. Var gücünüzle arayacaksınız beni, Ama bulamayacaksınız.

[29] Çünkü bilgiden nefret ettiniz. RAB'den korkmayı reddettiniz.

[30] Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.

[31] Bu nedenle tuttuğunuz yolun meyvesini yiyeceksiniz, Kendi düzenbazlığınıza doyacaksınız.

[32] Bön adamlar dönekliklerinin kurbanı olacak. Akılsızlar kaygısızlıklarının içinde yok olup gidecek.

[33] Ama beni dinleyen güvenlik içinde yaşayacak, Kötülükten korkmayacak, huzur bulacak."

Özdeyi̇şler — Chapters