Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 2:21

[1] Oğlum, bilgeliğime dikkat et, Akıllıca sözlerime kulak ver.

[2] Böylelikle her zaman sağgörülü olur, Dudaklarınla bilgiyi korursun.

[3] Zina eden kadının bal damlar dudaklarından, Ağzı daha yumuşaktır zeytinyağından.

[4] Ama sonu pelinotu kadar acı, İki ağızlı kılıç kadar keskindir.

[5] Ayakları ölüme gider, Adımları ölüler diyarına ulaşır.

[6] Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.

[7] Oğlum, şimdi beni dinle, Ağzımdan çıkan sözlerden ayrılma.

[8] Öyle kadınlardan uzak dur, Yaklaşma evinin kapısına.

[9] Yoksa onurunu başkalarına, Yıllarını bir gaddara kaptırırsın.

[10] Varını yoğunu yer bitirir yabancılar, Emeğin başka birinin evini bayındır kılar.

[11] Ah çekip inlersin ömrünün son günlerinde, Etinle bedenin tükendiğinde.

[12] "Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?" dersin.

[13] "Öğretmenlerimin sözünü dinlemedim, Beni eğitenlere kulak vermedim.

[14] Halkın ve topluluğun arasında Tam bir yıkımın eşiğine gelmişim."

[15] Suyu kendi sarnıcından, Kendi kuyunun kaynağından iç.

[16] Pınarların sokakları, Akarsuların meydanları mı sulamalı?

[17] Yalnız senin olsun onlar, Paylaşma yabancılarla.

[18] Çeşmen bereketli olsun Ve gençken evlendiğin karınla mutlu ol.

[19] Sevimli bir geyik, zarif bir ceylan gibi, Hep seni doyursun memeleri. Aşkıyla sürekli coş.

[20] Oğlum, neden ahlaksız bir kadınla coşasın, Neden başka birinin karısını koynuna alasın?

[21] RAB insanın tuttuğu yolu gözler, Attığı her adımı denetler.

[22] Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.

[23] Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.

Özdeyi̇şler — Chapters