Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:03

[1] Agrippa, Pavlus’a, “Kendini müdafaa edebilirsin” dedi. Pavlus elini uzattı ve müdafaasına başladı:

[2] “Kral Agrippa! Yahudilerin bana yükledikleri suçlarla ilgili olarak müdafaamı bugün huzurunda yapabildiğim için kendimi mutlu sayıyorum.

[3] Özellikle mutluyum, çünkü Yahudilerin bütün törelerini ve tartışma konularını iyi biliyorsun. Bu sebeple beni sabırla dinlemeni rica ederim.

[4] “Bütün Yahudiler önce kendi memleketimde, sonra da Kudüs’te gençliğimden beri nasıl yaşadığımı bilirler.

[5] Beni uzun zamandır tanırlar. İsteseler, geçmişte dinimizin en titiz mezhebine, Ferisi mezhebine bağlı olarak yaşadığıma şahitlik edebilirler.

[6] Şimdi Allah’ın atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için mahkemelik oldum.

[7] Halkımızın on iki aşireti de bu vaade erişmeyi umuyorlar. Bu sebeple gece gündüz canla başla Allah’a ibadet ediyorlar. Ey Kralım, işte bu umuttan dolayı Yahudiler beni suçluyorlar.

[8] Allah’ın ölüleri diriltmesi, sizlere neden inanılmaz geliyor?

[9] “Aslında ben de ne yapıp yapıp Nasıralı İsa’nın adını dillerden yok etmem gerektiğini düşünüyordum.

[10] Ve Kudüs’te bunu yaptım. Başrahiplerden yetki alarak İsa’nın şakirtlerinden birçoğunu hapse attırdım. Öldürülmeleri için oy kullandım.

[11] Bütün havraları dolaştım. Çok defa onları cezalandırdım, inandıklarına zorla küfrettirmeye çalıştım. Öyle kudurmuştum ki, onlara zulmetmek için yaşadıkları yabancı şehirlere bile gittim.

[12] “Bir keresinde başrahiplerden aldığım yetki ve vazifeyle Şam’a gidiyordum.

[13] Ey Kralım, öğle vakti yoldayken gökten gelen bir ışık gördüm. Güneşten daha parlaktı. Benim ve yanımdakilerin çevresini aydınlattı.

[14] Hepimiz yere yıkıldık. Bir sesin bana İbrani dilinde seslendiğini duydum. ‘Saul, Saul neden bana zulmediyorsun? Benimle mücadele etmekle kendine zarar veriyorsun’ dedi.

[15] “Ben de, ‘Sen kimsin, Efendim?’ dedim. “Ses şöyle karşılık verdi: ‘Ben senin zulmettiğin İsa’yım.

[16] Şimdi ayağa kalk. Bana hizmet etmen için seni seçtim. İşte bu sebeple sana göründüm. Bugün gördüklerin ve ilerde sana göstereceklerim hakkında şahitlik edeceksin.

[17] Seni kendi halkının ve yabancıların elinden de kurtaracağım. Seni diğer halklara gönderiyorum.

[18] Onların gözünü açmanı istiyorum. Karanlıktan nura, Şeytan’ın hükümranlığından Allah’a dönsünler. O zaman günahları affedilecek. Bana iman edecekler, müminler arasında ebedî mirasa kavuşacaklar.’

[19] Bunun için, Kral Agrippa, semadan bana gösterilenlere karşı koyamadım.

[20] Önce Şam ve Kudüs halkına, sonra bütün Yahudiye bölgesindekilere ve yabancılara vaaz ettim. Onlara tövbe edip Allah’a dönmelerini, sonra da tövbelerine yaraşır ameller işlemelerini söyledim.

[21] Bu sebeple bazı Yahudiler beni mabette yakaladılar, öldürmeye kalkıştılar.

[22] Bugüne kadar Allah yardımcım oldu. Bu sayede burada duruyorum. Büyük küçük herkese şahitlik ediyorum. Benim dediklerim, Musa ile diğer peygamberlerin önceden dedikleriyle aynıdır.

[23] Onlar Mesih’in acı çekeceğini, ölümden dirilenlerin ilki olacağını, hem Yahudi halkını hem de öteki halkları nurlandıracağını bildirmişlerdi.”

[24] Pavlus müdafaasında bunları söylerken, Festus yüksek sesle şöyle dedi: “Pavlus, sen aklını kaçırmışsın! Çok okumak seni delirtiyor!”

[25] Pavlus şöyle cevap verdi. “Festus Hazretleri, ben aklımı kaçırmadım. Bilâkis, söylediklerim hakikattir, akla uygun sözlerdir.

[26] Kral bunları biliyor. Bu yüzden kendisiyle çekinmeden konuşabiliyorum. Eminim, bu olaylardan hiçbiri dikkatinden kaçmamıştır. Çünkü bunlar kıyıda köşede olan olaylar değildir.

[27] Kral Agrippa, peygamberlerin yazdıklarına inanıyor musun? İnandığını biliyorum.”

[28] Agrippa Pavlus’a şöyle dedi: “Bu kadar kısa sürede beni Mesihçi olmaya ikna edeceğini mi sanıyorsun?”

[29] Pavlus şöyle karşılık verdi: “İster kısa ister uzun sürede olsun, Allah’tan dileğim şu: yalnız sen değil, bugün beni dinleyen herkes benim gibi olsun. Yalnız benim gibi bu zincirlerle bağlanmasın.”

[30] Kral, vali, Bernike ve onlarla birlikte oturanlar ayağa kalktılar.

[31] Dışarı çıkınca aralarında şöyle konuştular: “Bu adam ölümü ya da hapis cezasını hak edecek bir şey yapmamış.”

[32] Agrippa, Festus’a şöyle dedi: “Bu adam davasını imparatora arz etmeseydi serbest bırakılabilirdi.”

Elçi̇leri̇n İşleri̇ — Chapters