Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:39

[1] “Başkalarına hükmetmeyin ki Allah da size hükmetmesin.

[2] Başkalarına nasıl hükmederseniz, Allah da size öyle hükmedecektir. Başkalarına hangi ölçekle verirseniz, Allah da size aynı ölçekle verecektir.

[3] “Başkasının gözündeki kıymığı görürsün, fakat kendi gözündeki merteği fark etmezsin.

[4] Nasıl olur da başkasına, ‘Dur, gözündeki kıymığı çıkarayım’ dersin? Sen önce kendine bak! Gözündeki mertek hâlâ duruyor.

[5] Ey ikiyüzlü, önce kendi gözündeki merteği çıkar. O zaman başkasının gözündeki kıymığı çıkarmak için daha iyi görürsün.

[6] “Mukaddes olanı köpeklere vermeyin. Dönüp sizi parçalarlar. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Onları ayaklarıyla çiğnerler.

[7] “Dileyin alacaksınız. Arayın bulacaksınız. Kapıyı çalın, açılacaktır.

[8] Dileyen alır, arayan bulur, kapıyı çalana kapı açılır.

[9] “Oğlun senden ekmek isterse ona taş verir misin?

[10] Ya da balık isterse ona yılan verir misin? Elbette ki hayır!

[11] Kötü kalpli olan sizler çocuklarınıza güzel hediyeler vermeyi biliyorsunuz. O halde semavî Babanız da kendisinden dileyenlere mutlaka güzel şeyler verecektir.

[12] “Kendiniz için ne yapılmasını isterseniz başkaları için de onu yapın. Tevrat’ın ve peygamberlerin emrettiklerinin özeti budur.

[13] “Ebedî hayata götüren kapı dardır; bu kapıdan girin. Çünkü helâka götüren kapı geniştir, yol da enlidir. Birçok insan o yoldan gider.

[14] Fakat hayata götüren kapı dardır. Yol da zahmetlidir. Çok az kişi bu yolu bulur.

[15] “Sahte peygamberlerden sakının. Size kuzu postunda yaklaşırlar. Fakat özde gözü dönmüş kurtlardır.

[16] Bu gibi insanları amellerinden tanıyacaksınız. Çalılardan üzüm, devedikenlerinden incir toplanır mı?

[17] Aynı şekilde iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç kötü meyve verir.

[18] İyi ağaç kötü meyve vermediği gibi, kötü ağaç da iyi meyve vermez.

[19] İyi meyve vermeyen her ağaç kesilir ve ateşe atılır.

[20] Aynı şekilde sahte peygamberleri de amellerinden tanıyacaksınız.

[21] “Beni, ‘Efendimiz, Efendimiz’ diye çağıran herkes Allah’ın Hükümranlığı’na girmeyecek. Yalnızca semavî Babam’ın isteğini yapanlar girecektir.

[22] Hesap gününde birçokları bana şöyle diyecek: ‘Efendimiz, Efendimiz, biz senin isminle peygamberlik etmedik mi? Senin isminle cinleri kovmadık mı? Senin isminle birçok mucize yapmadık mı?’

[23] O zaman ben de onlara açıkça diyeceğim ki, ‘Defolun, ey zalimler! Sizi hiç tanımadım.’”

[24] “Söylediklerimi dinleyen ve bunları hayatına tatbik eden kişi, evini kaya üzerine yapan akıllı adama benzer.

[25] Yağmur yağar, seller akar, fırtına kopar ve eve saldırır; fakat ev yıkılmaz, çünkü kaya üstüne kurulmuştur.

[26] “Söylediklerimi dinleyen, fakat bunları hayatına tatbik etmeyen kişi, evini kum üzerine yapan akılsız adama benzer.

[27] Yağmur yağar, seller akar, fırtına kopar ve eve saldırır. Ev korkunç şekilde yıkılır.”

[28] İsa konuşmasını böyle bitirdi. Halk O’nun vaazına şaşıp kaldı.

[29] Çünkü onlara din âlimleri gibi değil, yetki sahibi biri gibi vazediyordu.

Matta — Chapters