Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:26

[1] İsa on iki şakirdini çağırdı. Onlara cinleri kovma yetkisini, her türlü sakatlığı ve hastalığı iyileştirme kudretini verdi.

[2] On iki havarinin adları şunlardır: Petrus olarak da bilinen Simun, Petrus’un kardeşi Andreas, Zebedi oğlu Yakub, Yakub’un kardeşi Yuhanna,

[3] Filipus, Bartalmay, Tomas, vergici Matta, Alfay oğlu Yakub, Taday,

[4] Yurtsever Simun ve İsa’ya ihanet eden Yahuda İskariyot.

[5] İsa on iki havarisini halka göndermeden önce onlara şu emirleri verdi: “Başka halklara gitmeyin. Samiriye şehirlerine girmeyin.

[6] Yalnız İsrailoğullarına gidin. Onlar kaybolmuş koyunlar gibidir.

[7] Gittiğiniz her yerde, ‘Semavî Hükümranlık yaklaştı’ diye vazedin.

[8] Hastalara şifa verin. Ölüleri diriltin. Cüzamlıları temizleyin. Cinleri kovun. Bu kudreti size karşılıksız veriyorum, siz de başkalarına karşılıksız yardım edin.

[9] Yanınıza altın, gümüş ya da bakır para almayın.

[10] Yolculuk için erzak torbası, yedek gömlek, çarık ya da değnek almayın. Çünkü işçi rızkını hak eder.

[11] “Bir kasaba ya da köye girdiğinizde itimadınıza lâyık birini bulun. Ayrılana kadar onun evinde kalın.

[12] O eve girdiğinizde selâmet dileyin.

[13] Eğer ev halkı sizi hoş karşılarsa, selâmetiniz orada kalsın. Fakat hoş karşılamazlarsa, selâmetinize lâyık değillerdir. Selâmet dileğiniz size geri dönsün.

[14] Eğer bir ev ya da şehir halkı sizi kabul etmezse ya da dinlemezse, o yeri terk edin, onları ayıpladığınızı göstermek için ayağınızın tozunu silkin.

[15] Emin olun, hesap günü o şehrin hali Sodom ve Gomora halkından beter olacaktır.

[16] “Bakın, sizi kurtların arasına koyunlar gibi gönderiyorum. Bu sebeple yılan gibi kurnaz, güvercin gibi saf olun.

[17] İnsanlardan sakının! Çünkü sizi yakalayacaklar, mahkemeye verecekler. Havralarında sizi kırbaçlayacaklar.

[18] Peşimden geldiğiniz için sizi kralların ve yöneticilerin önüne çıkaracaklar. Onlara ve diğer halklara benim şahitlerim olacaksınız.

[19] Sizi mahkemeye verdiklerinde neyi nasıl söyleyeceğiz diye endişelenmeyin. Çünkü o zaman Allah ne söyleyeceğinizi size bildirecektir.

[20] Konuşan siz olmayacaksınız, semavî Babanız’ın Ruhu ağzınızdan konuşacak.

[21] “Kardeş kardeşi, baba oğlunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecekler.

[22] Şakirtlerim olduğunuz için herkes sizden nefret edecek. Fakat sona kadar dayanıp bana sadık kalan kurtulacaktır.

[23] Bir şehirde size zulmederlerse başka bir şehre kaçın. Emin olun, ben geri dönene kadar İsrail’deki bütün şehirleri dolaşmayı bitiremeyeceksiniz.

[24] “Şakirt hocasından, köle efendisinden üstün değildir.

[25] Şakirt hocası gibi, köle de efendisi gibi muamele görmeye razı olmalıdır. Eğer insanlar evin efendisi olan bana Baalzevul, yani Şeytan diyorlarsa, evin halkı olan sizlere daha da kötüsünü söyleyecekler.

[26] “Bu yüzden insanlardan korkmayın. Örtülü olan her şey açığa çıkarılacak, gizli olan her şey bilinecektir.

[27] Size gizlide söylediğim her şeyi halka açıkça söyleyin. Kulağınıza fısıldadığım sözleri damlardan bağırarak duyurun.

[28] “İnsanlar bedeni öldürebilir, fakat ruhu öldüremezler. Öyleyse onlardan korkmayın. Allah’tan korkun. O, hem bedeni hem ruhu cehennemde helâk etmeye muktedirdir.

[29] İki serçe ancak bir metelik eder. Fakat bu küçücük kuşların teki bile semavî Babanız’ın rızası olmadan ölmez.

[30] Allah başınızdaki saç tellerinin sayısını bile bilir.

[31] Onun için korkmayın. Siz birçok serçeden daha değerlisiniz.

[32] “İnsanların önünde bana iman ettiğini ikrar edeni ben de semavî Babam’ın önünde ikrar edeceğim.

[33] Fakat insanların önünde beni inkâr edenleri ben de semavî Babam’ın önünde inkâr edeceğim.

[34] “Yeryüzüne selâmet getirmeye geldiğimi düşünmeyin! Selâmet değil, husumet getirmeye geldim.

[35] “Baba ile oğlun, ana ile kızın, gelin ile kayınvalidenin arasını açmaya geldim.

[36] İnsanın kendi ev halkı ona düşman olacaktır.’

[37] “Babasını ya da annesini beni sevdiğinden daha çok seven bana lâyık değildir. Oğlunu ya da kızını beni sevdiğinden çok seven bana lâyık değildir.

[38] Çarmıhını sırtlayıp ardıma düşmeyen bana lâyık değildir.

[39] Canını kurtarmaya çalışan onu kaybedecek, fakat canını benim uğruma feda eden ebedî hayatı kazanacaktır.

[40] “Sizi hoş karşılayan kişi, beni hoş karşılamış demektir. Beni hoş karşılayan da beni göndereni hoş karşılamış olur.

[41] Bir peygamberi, peygamber olduğu için hoş karşılayan kişi, peygamberle aynı mükâfata lâyık olacaktır. Sâlih bir kimseyi, sâlih olduğu için kabul eden kişi, o sâlihle aynı mükâfata lâyık olacaktır.

[42] Emin olun, bu mütevazı şakirtlerimden birine, sırf benim şakirdim olduğu için bir bardak soğuk su veren, mükâfatını mutlaka alacaktır.”

Matta — Chapters