Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:44

[1] "Livyatan'ı çengelle çekebilir misin, Dilini halatla bağlayabilir misin?

[2] Burnuna sazdan ip takabilir misin, Kancayla çenesini delebilir misin?

[3] Yalvarıp yakarır mı sana, Tatlı tatlı konuşur mu?

[4] Seninle antlaşma yapar mı, Onu ömür boyu köle edesin diye?

[5] Kuşla oynar gibi onunla oynayabilir misin, Hizmetçilerin eğlensin diye ona tasma takabilir misin?

[6] Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?

[7] Derisini zıpkınlarla, Başını mızraklarla doldurabilir misin?

[8] Elini üzerine koy da, çıkacak çıngarı gör, Bir daha yapmayacaksın bunu.

[9] Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.

[10] Onu uyandıracak kadar yürekli adam yoktur. Öyleyse benim karşımda kim durabilir?

[11] Kim benden hesap vermemi isteyebilir? Göklerin altında ne varsa bana aittir.

[12] "Onun kolları, bacakları, Zorlu gücü, güzel yapısı hakkında Konuşmadan edemeyeceğim.

[13] Onun giysisinin önünü kim açabilir? Kim onun iki katlı zırhını delebilir?

[14] Ağzının kapılarını açmaya kim yeltenebilir, Dehşet verici dişleri karşısında?

[15] Sımsıkı kenetlenmiştir Sırtındaki sıra sıra pullar,

[16] Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.

[17] Birbirlerine geçmişler, Yapışmış, ayrılmazlar.

[18] Aksırması ışık saçar, Gözleri şafak gibi parıldar.

[19] Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.

[20] Kaynayan kazandan, Yanan sazdan çıkan duman gibi Burnundan duman tüter.

[21] Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.

[22] Boynu güçlüdür, Dehşet önü sıra gider.

[23] Etinin katmerleri birbirine yapışmış, Sertleşmiş üzerinde, kımıldamazlar.

[24] Göğsü taş gibi serttir, Değirmenin alt taşı gibi sert.

[25] Ayağa kalktı mı güçlüler dehşete düşer, Çıkardığı gürültüden ödleri patlar.

[26] Üzerine gidildi mi ne kılıç işler, Ne mızrak, ne cirit, ne de kargı.

[27] Demir saman gibi gelir ona, Tunç çürük odun gibi.

[28] Oklar onu kaçırmaz, Anız gibi gelir ona sapan taşları.

[29] Anız sayılır onun için topuzlar, Vınlayan palaya güler.

[30] Keskin çömlek parçaları gibidir karnının altı, Döven gibi uzanır çamura.

[31] Derin suları kaynayan kazan gibi fokurdatır, Denizi merhem çömleği gibi karıştırır.

[32] Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.

[33] Yeryüzünde bir eşi daha yoktur, Korkusuz bir yaratıktır.

[34] Kendini büyük gören her varlığı aşağılar, Gururlu her varlığın kralı odur."

Eyüp — Chapters