Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 2:07

[1] Temanlı Elifaz şöyle yanıtladı:

[2] "Biri sana bir şey söylemeye çalışsa gücenir misin? Kim konuşmadan durabilir?

[3] Evet, pek çoklarına sen ders verdin, Zayıf elleri güçlendirdin,

[4] Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin.

[5] Ama şimdi senin başına gelince gücüne gidiyor, Sana dokununca yılgınlığa düşüyorsun.

[6] Senin güvendiğin Tanrı'dan korkun değil mi, Umudun kusursuz yaşamında değil mi?

[7] "Düşün biraz: Hangi suçsuz yok oldu, Nerede doğrular yıkıma uğradı?

[8] Benim gördüğüm kadarıyla, fesat sürenler, Kötülük tohumu ekenler ektiklerini biçiyor.

[9] Tanrı'nın soluğuyla yok oluyor, Öfkesinin rüzgarıyla tükeniyorlar.

[10] Aslanın kükremesi, homurtusu kesildi, Dişleri kırıldı genç aslanların.

[11] Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.

[12] "Bir söz gizlice erişti bana, Fısıltısı kulağıma ulaştı.

[13] Gece rüyaların doğurduğu düşünceler içinde, İnsanları ağır uyku bastığı zaman,

[14] Beni dehşet ve titreme aldı, Bütün kemiklerimi sarstı.

[15] Önümden bir ruh geçti, Tüylerim ürperdi.

[16] Durdu, ama ne olduğunu seçemedim. Bir suret duruyordu gözümün önünde, Çıt çıkmazken bir ses duydum:

[17] 'Tanrı karşısında insan doğru olabilir mi? Kendisini yaratanın karşısında temiz çıkabilir mi?

[18] Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,

[19] Çamur evlerde oturanlara, Mayası toprak olanlara, Güveden kolay ezilenlere mi güvenir?

[20] Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.

[21] İçlerindeki çadır ipleri çekilince, Bilgelikten yoksun olarak ölüp giderler.'

Eyüp — Chapters