Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:24

[1] "Dağ keçilerinin ne zaman doğurduğunu biliyor musun? Geyiklerin yavruladığı zamanı sen mi gözlüyorsun?

[2] Sen mi sayıyorsun doğuruncaya dek geçirdikleri ayları? Doğurdukları zamanı biliyor musun?

[3] Çöküp yavrularını doğurur, Kurtulurlar sancılarından.

[4] Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.

[5] "Kim yaban eşeğini başı boş gönderdi, Kim bağlarını çözdü?

[6] Yurt olarak ona bozkırı, Barınak olarak tuzlayı verdim.

[7] Kentteki kargaşaya güler o, Sürücünün bağırdığını duymaz.

[8] Otlamak için tepeleri dolaşır, Yeşillik arar.

[9] "Yaban öküzü sana kulluk etmek ister mi? Geceyi senin yemliğinin yanında geçirir mi?

[10] Sabanla yarık açsın diye ona bağ vurabilir misin? Arkanda, ovalarda tırmık çeker mi?

[11] Çok güçlü diye ona bel bağlayabilir misin? Ağır işini ona bırakabilir misin?

[12] Ekinini getireceğine, Buğdayını harman yerinde toplayacağına güvenir misin?

[13] "Devekuşunun kanatları sevinçle dalgalanır, Ama leyleğin kanatları ve tüyleriyle kıyaslanamaz.

[14] Devekuşu yumurtalarını yere bırakır, Onları kumda ısıtır,

[15] Ayak altında ezilebileceklerini, Yabanıl hayvanlarca çiğnenebileceklerini düşünmez.

[16] Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.

[17] Çünkü Tanrı ona bilgelik bağışlamamış, Anlayıştan pay vermemiştir.

[18] Yine de koşmak için kabarınca Ata ve binicisine güler.

[19] "Sen mi ata güç verdin, Dalgalanan yeleyi boynuna giydirdin?

[20] Sen misin onu çekirge gibi sıçratan, Gururlu kişnemesiyle korku saçtıran?

[21] Ayakları toprağı şiddetle eşer, Gücünden ötürü sevinçle coşar, Savaşçının üstüne yürür.

[22] Korkuya güler, hiçbir şeyden yılmaz, Kılıç önünde geri adım atmaz.

[23] Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.

[24] Coşku ve heyecanla uzaklıkları yutar, Boru çalınca duramaz yerinde.

[25] Boru çaldıkça, 'Hi!' diye kişner, Savaş kokusunu, komutanların gürleyen sesini, Savaş çığlıklarını uzaklardan duyar.

[26] "Atmaca senin bilgeliğinle mi süzülüyor, Kanatlarını güneye doğru açıyor?

[27] Kartal senin buyruğunla mı yükseliyor, Yuvasını yükseklere kuruyor?

[28] Uçurum kenarlarında konaklıyor, Sivri kayalar onun kalesi.

[29] Oradan gözetliyor yiyeceğini, Gözleri avını uzaktan seçiyor.

[30] Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır."

Eyüp — Chapters