Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:59

[1] “Ben hakiki asmayım. Semavî Babam da bağcıdır.

[2] Bana ait olup da meyve vermeyen her dalı kesip atar. Meyve veren her dalı daha çok ürün versin diye budayıp temizler.

[3] Size bildirdiğim söz sayesinde siz şimdiden temizsiniz.

[4] Dal asmada kalmalıdır. Bunun gibi, siz de bende kalmalısınız. O zaman ben de sizde kalırım. Asmada kalmayan dal kendi başına meyve veremez. Bunun gibi, sizler de bende kalmadan meyve veremezsiniz.

[5] Ben asmayım, siz dallarsınız. Bende kalırsanız ve ben sizde kalırsam çok meyve verirsiniz. Benden ayrı olarak hiçbir şey yapamazsınız.

[6] Bir kimse bende kalmazsa, kesilmiş bir dal gibi atılır ve kurur. Böyle dallar toplanıp ateşe atılır ve yakılır.

[7] Bende kalır ve sözlerimi yerine getirirseniz, dilediğiniz her şey size verilecektir.

[8] Bol meyve verirseniz, benim şakirtlerim olduğunuzu gösterirsiniz. Böylelikle semavî Babam yüceltilir.

[9] “Semavî Babam beni nasıl seviyorsa, ben de sizi öyle sevdim. Sevgimle yaşayın.

[10] Emirlerimi yerine getirirseniz, sevgimle yaşarsınız; tıpkı semavî Babam’ın emirlerini yerine getirdiğim ve sevgisiyle yaşadığım gibi.

[11] Bunları size, bendeki sevinç sizde de olsun diye söyledim. Böylece sevinciniz tamamlanacak.

[12] Size şunu emrediyorum: Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin.

[13] Bir kimsenin gösterebileceği en büyük sevgi, dostları uğruna canını vermesidir.

[14] Emirlerimi yerine getirirseniz benim dostlarım olursunuz.

[15] Size artık ‘kul’ demiyorum. Çünkü kul efendisinin ne yaptığını bilmez. Size dostlarım diyorum. Çünkü semavî Babam’ın bana söylediği her şeyi size açıkladım.

[16] Beni siz seçmediniz. Fakat sizi ben seçtim. Sizi, gidip meyve veresiniz ve meyveniz kalıcı olsun diye seçtim. Böylece semavî Babam benim adımla dileyeceğiniz her şeyi yerine getirecektir.

[17] Size emrediyorum: Birbirinizi sevin.”

[18] İsa şöyle devam etti: “İnsanlar sizden nefret ederse, önce benden nefret ettiklerini hatırlayın.

[19] Eğer dünyaya ait olsaydınız, dünya sizi kendisine aitmiş gibi severdi. Ancak siz dünyaya ait değilsiniz. Çünkü ben sizi dünyadan farklı olasınız diye seçtim. Bu sebeple dünya sizden nefret ediyor.

[20] Size söylediğimi hatırlayın: ‘Köle efendisinden üstün değildir.’ Eğer bana zulmettilerse size de zulmedecekler. Benim sözümü dinledilerse sizin sözünüzü de dinleyecekler.

[21] Size yapacakları her kötülüğü, bana ait olduğunuz için yapacaklar. Çünkü beni dünyaya gönderen Allah’ı tanımıyorlar.

[22] Eğer dünyaya gelip onlara hakikati vazetmemiş olsaydım günahları olmazdı. Fakat artık günahlarının mazereti yoktur.

[23] Benden nefret eden, semavî Babam’dan da nefret eder.

[24] Onların arasında başka hiç kimsenin elinden gelmeyen alâmetler yaptım. Eğer bunları yapmamış olsaydım günahları olmazdı. Fakat yaptıklarımı görmelerine rağmen benden ve semavî Babam’dan nefret ettiler.

[25] Böylece Zebur’da, ‘Benden sebepsiz yere nefret ettiler’ diye yazılmış olan söz yerine geldi.

[26] “Semavî Baba’nın yanına gidince size Yardımcı’yı göndereceğim. O, semavî Baba’nın özünden gelen Hakikat Ruhu’dur. O geldiği zaman bana şahitlik edecek.

[27] Siz de bana şahitlik edeceksiniz. Çünkü başlangıçtan beri benimle birliktesiniz.

Yuhanna — Chapters