Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:54

[1] Fısıh Bayramı arifesiydi. İsa dünyadan ayrılıp semavî Baba Allah’a döneceği zamanın geldiğini biliyordu. Bu dünyada kendisine iman edenleri ezelden ebede kadar sevdi.

[2] İsa şakirtleriyle birlikte akşam yemeği yiyordu. Bunlardan biri, Simun İskariyot’un oğlu Yahuda’ydı. Şeytan, Yahuda’nın yüreğine İsa’ya ihanet etme niyetini koymuştu bile.

[3] Semavî Baba Allah İsa’ya her şeyin üzerinde yetki vermiştir. İsa bunu biliyordu. Ayrıca, kendisinin Allah’tan geldiğini ve Allah’a geri döneceğini de biliyordu.

[4] Bu sebeple yemek sırasında sofradan kalktı ve üstlüğünü çıkardı. Bir havlu alıp beline doladı.

[5] Sonra leğene su doldurdu, şakirtlerinin ayaklarını yıkadı, beline doladığı havluyla kuruladı.

[6] Sıra Simun Petrus’a geldi. Petrus O’na, “Olmaz Efendimiz, sen mi ayaklarımı yıkayacaksın?” dedi.

[7] İsa Petrus’a, “Şimdi ne yaptığımı bilmiyorsun. Fakat daha sonra anlayacaksın” diye karşılık verdi.

[8] Petrus, “Hayır! Benim ayaklarımı asla yıkamayacaksın” dedi. İsa, “Eğer yıkamazsam benim yanımda yerin olamaz” dedi.

[9] Petrus İsa’ya, “Efendimiz, öyleyse sadece ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!” dedi.

[10] İsa ona şöyle dedi: “Bir kimse yıkanmışsa temizdir. Ayaklarının yıkanmasından başka ihtiyacı yoktur. Sizler temizsiniz, fakat hepiniz değil.”

[11] İsa kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. “Hepiniz temiz değilsiniz” demesinin sebebi buydu.

[12] İsa şakirtlerinin ayaklarını yıkadıktan sonra üstünü giydi, yeniden sofraya oturdu. Şakirtlerine, “Bunu neden yaptığımı anladınız mı?” diye sordu.

[13] “Siz bana, ‘Hocamız’, ‘Efendimiz’ diye hitap ediyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, çünkü öyleyim.

[14] Ben Efendiniz ve Hocanız olduğum halde ayaklarınızı yıkıyorsam, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız.

[15] Bunu size örnek olmak için yaptım. Siz de başkalarına, benim size hizmet ettiğim gibi hizmet edin.

[16] Emin olun, köle efendisinden üstün değildir. Elçi de kendisini gönderenden üstün değildir.

[17] Artık bunları biliyorsunuz. Yerine getirirseniz ne mutlu size!”

[18] “Hepiniz için söylemiyorum. Ben seçtiklerimi bilirim. Fakat Zebur’da yazılı olan ‘Ekmeğimi yiyen kişi bana ihanet etti’ sözü yerine gelmelidir.

[19] Bunları size önceden bildiriyorum. Ben ezelden beri varım. Bunlar gerçekleştiğinde bana iman edesiniz diye söylüyorum.

[20] Emin olun, benim gönderdiğim herhangi bir kişiyi kabul eden, beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni gönderen semavî Baba Allah’ı kabul etmiş olur.”

[21] İsa bunları söyledikten sonra yüreğinde büyük bir sıkıntı duydu. Şakirtlerine açıkça, “Size şunu söyleyeyim, sizlerden biri bana ihanet edecek” dedi.

[22] Şakirtler birbirlerine bakakaldılar. İsa’nın kimden söz ettiğini merak ediyorlardı.

[23] Şakirtlerden biri, sofrada İsa’nın yanı başında oturuyordu. İsa onu çok severdi.

[24] Simun Petrus bu şakirde, İsa’nın kimden söz ettiğini sorması için işaret etti.

[25] O da İsa’ya iyice yaklaştı, “Efendimiz, kimdir o?” diye sordu.

[26] İsa şöyle cevap verdi: “Ekmeği sahana batırıp kime verirsem, odur.” Sonra ekmeği sahana batırıp Simun İskariyot’un oğlu Yahuda’ya verdi.

[27] Yahuda ekmeği alır almaz Şeytan içine girdi. İsa Yahuda’ya, “Yapacağını tez yap!” dedi.

[28] Sofradakilerin hiçbiri İsa’nın Yahuda’ya neden böyle dediğini anlamadılar.

[29] Para kesesi Yahuda’da duruyordu. Bu yüzden bazıları İsa’nın ona, “Bayram için gerekli şeyleri al” ya da “Yoksullara sadaka ver” demek istediğini sandılar.

[30] Yahuda, İsa’nın kendisine verdiği ekmeği yedi. Sonra hemen çıkıp gitti. Gece olmuştu.

[31] Yahuda gittikten sonra İsa şunları söyledi: “Semavi İnsan’ın ölüp dirileceği ve semavî Baba Allah’ın yanına yükseltileceği zaman gelmiş bulunuyor. Allah da O’nun sayesinde yüceltilecek.

[32] Allah İnsanoğlu sayesinde yüceltilince Allah da O’nu yüceltecek. Ve bunu hemen yapacak.

[33] Yavrularım, kısa bir süre daha sizinleyim. Beni arayacaksınız. Fakat Yahudi önderlere daha önce söylediğim gibi şimdi size de söylüyorum, siz benim gideceğim yere gelemezsiniz.

[34] Size yeni bir emir veriyorum: Birbirinizi sevin. Birbirinizi benim sizi sevdiğim gibi sevin.

[35] Birbirinizi severseniz herkes benim şakirtlerim olduğunuzu anlayacaktır.”

[36] Simun Petrus, “Efendimiz, nereye gidiyorsun?” diye sordu. İsa, “Gideceğim yere şimdi peşimden gelemezsin. Fakat daha sonra geleceksin” diye cevap verdi.

[37] Petrus, “Efendimiz, neden şimdi peşinden gelemeyeyim? Senin için ölmeye bile hazırım!” dedi.

[38] İsa, “Benim için ölmeye bile hazır olduğunu söylüyorsun; fakat emin ol, horoz ötmeden önce beni tanıdığını üç kez inkâr edeceksin” diye cevap verdi.

Yuhanna — Chapters