Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:36

[1] Yedi tası taşıyan yedi melekten biri gelip benimle konuştu. Bana şöyle dedi: “Gel! Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin uğrayacağı cezayı göstereyim.

[2] Dünya kralları onunla zina ettiler. Onun fahişeliği kuvvetli şarap gibidir. Yeryüzünde yaşayanlar onun şarabıyla sarhoş oldular.”

[3] Sonra melek beni Mukaddes Ruh’un hâkimiyetinde çöle götürdü. Orada, kırmızı bir canavarın sırtına oturmuş bir kadın gördüm. Canavar yedi başlı, on boynuzluydu. Üzeri Allah’a küfür niteliğinde adlarla kaplıydı.

[4] Kadın mor ve al renkli elbiselere bürünmüş, altınlarla, değerli taşlarla, incilerle süslenmişti. Elinde iğrenç şeylerle, fahişeliğinin çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.

[5] Alnına şu esrarlı isim yazılmıştı: Büyük Babil, dünya fahişelerinin ve iğrençliklerinin anası.

[6] Kadının sarhoş olduğunu gördüm. Müminlerin kanıyla, İsa’ya şahitlik edenlerin kanıyla sarhoş olmuştu. Kadını görünce büyük bir hayrete düştüm.

[7] Melek bana şöyle dedi: “Neden şaştın? Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.

[8] Gördüğün canavar bir zamanlar vardı, fakat şimdi yok. Biraz sonra dipsiz derinliklerden çıkacak ve helâk olmaya gidecek. Yeryüzünde yaşayıp dünya kurulalı adları hayat kitabına kaydedilmemiş olanlar canavarı görünce şaşacaklar. Çünkü o bir zamanlar vardı, şimdi yok, fakat yine gelecek.

[9] “Bunu anlamak için hikmet sahibi olmak gerekir. Yedi baş, kadının üzerinde oturduğu yedi tepedir; aynı zamanda yedi kraldır.

[10] Bunların beşi öldü, biri iktidarda, ötekiyse henüz gelmedi. Gelince kısa bir süre kalması gerek.

[11] Bir zamanlar yaşamış, fakat şimdi yok olan canavarın kendisi sekizinci kraldır. O da yedi kraldan biridir ve helâk olacaktır.

[12] “Gördüğün on boynuz henüz saltanat sürmemiş on kraldır. Canavarla birlikte bir saat hüküm sürmek için yetki alacaklar.

[13] Bunların düşünceleri birdir; iktidarı ve yetkilerini canavara verecekler.

[14] Kuzu’yla savaşacaklar, fakat Kuzu onları yenecek. Çünkü Kuzu, efendilerin Efendisi, kralların Kralı’dır. O’na refakat edenler de çağrılmış, seçilmiş ve O’na sadık kalmış kişilerdir.”

[15] Sonra melek bana şöyle dedi: “Şu gördüğün sular - fahişenin kenarında oturduğu sular - halklar, cemiyetler, milletler ve dillerdir.

[16] Gördüğün canavarla on boynuz, fahişeden nefret edecekler. Onu perişan edip çıplak bırakacaklar. Etini yiyip kendisini ateşte yakacaklar.

[17] Çünkü Allah, maksadını yerine getirme niyetini onların yüreğine koymuştur. Saltanatlarını canavara devretmekte sözbirliği edecekler. Bu durum Allah’ın sözleri yerine gelinceye kadar devam edecektir.

[18] Gördüğün kadın, dünya krallarına hükmeden büyük şehirdir.”

Vahi̇y — Chapters