Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:37

[1] Bu sebeple beni ve Apollos’u Mesih’in hizmetkârları bilin; Allah’ın ezelden beri saklı tuttuğu hakikatleri açıklama sorumluluğu bize verildi.

[2] Önemli bir işle sorumlu kılınan kişi itimada lâyık olmalıdır.

[3] Sizler ya da sıradan bir mahkeme beni sorgulayabilir; buna aldırmam. Çünkü ben zaten kendimi sorgulamıyorum.

[4] Vicdanım tertemiz, fakat bu, masum olduğumu ispat etmez. Amellerim hakkında bizzat Rab hüküm verecektir.

[5] Bu sebeple şimdilik hiç kimseye hükmetmeyin. Hüküm zamanı Rab’bin tekrar gelişinde olacak. Rab geldiği zaman karanlıkta olan her şeyi aydınlığa çıkaracak. İçimizde taşıdığımız gizli niyetleri ifşa edecek. İşte o zaman herkes payına düşen övgüyü Allah’tan alacak.

[6] Ey mümin kardeşler, söylediklerimi açıklamak için kendimi ve Apollos’u örnek veriyorum. Çünkü “Mukaddes yazıların dışına çıkmayın” sözünü iyice bellemenizi istiyorum. Bunu yaparsanız gurura kapılmazsınız, birini kayırıp ötekini küçümsemezsiniz.

[7] Başkalarından ne üstünlüğünüz var? Neyiniz varsa Allah bahşetmedi mi? Mademki O bahşetti, bileğinizin hakkıyla kazanmış gibi niye böbürleniyorsunuz?

[8] Meğer her şeye sahipmişsiniz! Manevî bakımdan zenginmişsiniz! Meğer bize gerek kalmadan krallar gibi yaşıyormuşsunuz! Keşke gerçekten krallar olsaydınız; o zaman biz de sizinle birlikte krallık ederdik!

[9] Bana öyle geliyor ki, Allah biz havarileri zafer alayının sonunda yürüyen ölüme mahkûm esirler gibi teşhir etmektedir. Bütün dünyanın gözü önündeyiz; hem insanlar hem de melekler için seyirlik kişiler olduk.

[10] Mesih’e hizmet ettiğimiz için akılsız sayılıyoruz, fakat siz Mesih’e ait olduğunuz için kendinizi akıllı görüyorsunuz! Meğer biz zayıfız, fakat siz güçlüsünüz! Siz itibarlısınız, fakat bize saygı gösterilmiyor!

[11] Şu anda bile aç, susuz yaşıyoruz. Yeterli giyeceğimiz yok. Dövülüyoruz, evimiz barkımız yok.

[12] Geçinmek için harıl harıl çalışıyoruz. Bize sövenlere hayırdua ile karşılık veriyoruz. Zulüm gördüğümüzde katlanıyoruz.

[13] Bize iftira edenlere yumuşakça cevap veriyoruz. Bu dünya bizi süprüntü sayıyor; şimdi bile herkes bizi ayak takımından görüyor.

[14] Bunları sizi utandırmak için yazmıyorum. Sevgili evlatlarım olduğunuz için size nasihat ediyorum.

[15] Size Mesih’in yolunu öğreten on bin tane hocanız olabilir, fakat bir tek ruhani babanız var. Zira size kurtuluşu müjdelediğim zaman Mesih yolunda size babalık ettim.

[16] Bu yüzden rica ediyorum, beni bir baba gibi örnek alın.

[17] Size Timoteos’u göndermemin sebebi de bu. Timoteos, Rab yolunda sevdiğim ve itimat ettiğim ruhani evladımdır. Gittiğim her yerde, her cemaatte vazettiğim gibi, Mesih yolunda nasıl yaşadığımı size o hatırlatacak.

[18] İçinizden bazıları yanınıza gelmeyeceğimi sanarak küstahlaşıyor.

[19] Fakat Rab isterse yakında geleceğim. O zaman bu küstahları sözlerine göre değil, güçlerine göre değerlendireceğim.

[20] Çünkü Allah’ın Hükümranlığı boş laftan ibaret değildir; Allah’ın kudretine dayanır.

[21] Hangisini istersiniz? Size sopayla mı geleyim, yoksa sevgi ve şefkatle mi?

1.kori̇ntli̇ler — Chapters