Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:22

[1] Ey mümin kardeşler, sizlerle birlikteyken ruhanî kişilerle konuşur gibi konuşamadım. Nefsanî kişilerle konuşur gibi konuştum. Çünkü iman bakımından bebeklik çağındaydınız.

[2] Bebeklere katı yiyecek değil, süt verilir. Aynı şekilde ben size ancak basit bilgiler verdim. Çünkü ileri seviyedeki bilgilere hazır değildiniz. Şimdi bile hazır değilsiniz.

[3] Zira hâlâ nefse uyuyorsunuz. Birbirinizi kıskanıyor, birbirinizle didişiyorsunuz. Bu davranışlarınız nefse uyduğunuzu, dünyevî insanlar gibi yaşadığınızı göstermiyor mu?

[4] Biriniz “Pavlusçuyum”, bir diğeriniz “Apollosçuyum” diyor. Bu halinizle tıpkı dünyevî insanlar gibi davranmış oluyorsunuz.

[5] Peki, Apollos kim? Pavlus kim? Biz yalnızca hizmetkârız; iman etmenize vesile olduk. Her birimiz Rab’bin bize verdiği vazifeyi yaptı.

[6] Benim vazifem, Allah’ın kelâmını kalplerinize tohum misali ekmekti. Apollos ise tohumları suladı. Fakat tohumları büyüten Allah’tır.

[7] Ekenin ve sulayanın önemi yoktur. Önemli olan tohumu büyüten Allah’tır.

[8] Tohumu eken ve sulayan, aynı gayeye hizmet eder; her ikisi de emeğinin ödülünü alacaktır.

[9] Bizler Allah’la el ele vermiş ırgatlarız; sizler ise Allah’ın tarlası gibisiniz. Allah’a ait bir inşaatı andırıyorsunuz.

[10] Allah’ın bana bahşettiği lütuf sayesinde usta inşaatçı gibi temel attım. Şimdi başkaları bu temel üstüne inşa ediyor. Herkes nasıl inşa ettiğine dikkat etmeli.

[11] Esas temel İsa Mesih’tir. Hiç kimse bundan başka temel atamaz.

[12] Bazıları temelin üstüne altın, gümüş ya da kıymetli taşlarla inşa edecek. Bazılarıysa tahta, ot ya da saman kullanacak.

[13] Mesih tekrar geldiği gün kimin ne yaptığı belli olacak. Zira o gün herkesin amelleri ilâhî ateşle ifşa edilecek; ateş, amellerin vasfını ortaya çıkaracak.

[14] Eğer bir müminin inşa ettikleri ateşe dayanırsa, mükâfatlandırılacak.

[15] Yok eğer yaptıkları yanıp giderse, zarar çekecek. Kendisi kurtulacak, fakat alevlerin içinden geçip kurtulmuş biri gibi olacak.

[16] Allah’ın canlı mabedi olduğunuzu unutmayın; Allah’ın Ruhu içinizde yaşıyor.

[17] Allah’ın mabedini kim yıkarsa, Allah da onu yıkacak. Çünkü Allah’ın mabedi mukaddestir; o mabet de siz müminlersiniz.

[18] Kimse kendini kandırmasın. Dünyanın ölçülerine göre kendini hikmetli sananlar, varsın akılsız olsunlar. Ancak o zaman gerçekten hikmet sahibi olabilirler.

[19] Çünkü dünyevî hikmet Allah indinde akılsızlıktır. Nitekim Eyüp Peygamber’in kitabında şöyle deniyor: “Allah hikmetli geçinenleri kendi kurnazlıklarıyla tuzağa düşürür.”

[20] Ayrıca Zebur’da şöyle yazıldı: “Rab, hikmetli geçinenlerin fikirlerinin boş olduğunu bilir”.

[21] Demek ki kimse insanlarla övünmemeli. Çünkü her şeyi size zaten Allah bahşetti.

[22] Pavlus, Apollos, dünya, hayat, ölüm, şimdiki ve gelecek nimetler; bunların hepsi sizindir.

[23] Siz Mesih’insiniz, Mesih de Allah’ındır.

1.kori̇ntli̇ler — Chapters