Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 2:40

[1] Aslında Yahudiye’deki müminlere yapılacak yardım hakkında size yazmama gerek yok.

[2] Yardıma ne kadar istekli olduğunuzu biliyorum. Makedonyalı müminlere sizi övüp duruyorum. Onlara, Ahaya’da bulunan sizlerin geçen yıldan beri hazırlık yaptığını söyledim. Sizin bu şevkiniz, onların çoğunu harekete geçirdi.

[3] Şimdi size Titus’u ve bu iki kardeşi gönderiyorum. Onlara vaat ettiğim gibi, bağışlarınız hazır olsun. Hakkınızda söylediğimiz övgü dolu sözler boşa çıkmasın.

[4] Bazı Makedonyalı müminler benimle birlikte gelebilir. Eğer hazırlıksız olduğunuzu görürlerse size bu kadar güvendiğimiz için mahcup oluruz. Elbette siz de mahcup olursunuz!

[5] Onun için bu kardeşleri ziyaretimizden önce yanınıza gelmeye teşvik ettim. Bunu gerekli gördüm. Vaat ettiğiniz bağışları toplamanıza yardım edecekler. Bunu bir külfet değil, cömertlik örneği olarak yapacağınıza eminim.

[6] Şunu unutmayın: “Az eken az biçer, çok eken çok biçer.”

[7] Her biriniz ne kadar bağış yapacağına içinden karar versin. Gönülsüz ya da mecburiyet altındaymış gibi vermesin. Çünkü Allah güler yüzle vereni sever.

[8] O her nimeti size bol bol vermeye kadirdir. Böylece her durumda her şeye yeterli ölçüde sahip olur, her hayırlı işe cömertçe katkıda bulunursunuz.

[9] Zebur’da şöyle yazılıdır: “Yoksullara cömertçe verenin yaptığı iyilik ebediyen kalır.”

[10] Ekecek tohumu, yiyecek ekmeği insana Allah sağlar. Aynı şekilde Allah sizin de ekeceğinizi sağlayıp bollaştıracak; cömertliğiniz neticesinde ürününüzü çoğaltacak.

[11] Allah sizi her bakımdan zenginleştirecek. Böylece elinizde olanı başkalarıyla cömertçe paylaşabileceksiniz. Bağışlarınızı bizim elimizle alanlar Allah’a şükredecekler.

[12] Zira yaptığınız bu hizmet Yahudiye’deki müminlerin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor; birçoklarının Allah’a şükretmesine de vesile oluyor.

[13] Bu hizmet, imanınızın içtenliğini kanıtlıyor; bundan ötürü de insanlar Allah’a hamdediyorlar. Çünkü ikrar ettiğiniz Mesih’in kurtuluş müjdesine itaat ettiğinizi, malınızı kendileriyle ve herkesle cömertçe paylaştığınızı görüyorlar.

[14] Sizi özlüyorlar ve Allah’ın size bahşettiği olağanüstü lütuftan dolayı sizin için dua ediyorlar.

[15] Dille tarif edilemez nimetler için Allah’a şükürler olsun!

2.kori̇ntli̇ler — Chapters