Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:40

[1] Kardeşler, şimdi Allah’ın Makedonya’daki mümin cemaatlere nasıl lütfettiğini anlatmak istiyoruz.

[2] Büyük sıkıntılardan geçtiler. Yine de sevinçle dolup taştılar. Son derece yoksul oldukları halde büyük bir cömertlikle bağışta bulundular.

[3] Ellerinden geldiği kadarını, hatta daha fazlasını gönül rızasıyla verdiler. Buna şahit oldum.

[4] Hatta Yahudiye’deki müminlere yapılacak yardıma katılmalarına müsaade etmemiz için bize yalvarıp yakardılar.

[5] Umduğumuzdan da fazlasını yaptılar. Kendilerini önce Rab’be, sonra bize teslim ettiler. Allah’ın istediği de işte budur.

[6] Titus lütfettiğiniz bu bağışı toplama hizmetine başlamıştı. Şimdi bitirsin diye rica ettik.

[7] Her alanda, yani imanda, hitabette, ilim irfanda, yardımseverlikte, bizi sevmekte ziyadesiyle ilerlediniz. Şimdi lütfettiğiniz bu bağış hizmetinde de en önde olmaya bakın.

[8] Size bağış yapın diye emretmiyorum. Başkalarının buna ne kadar istekli olduğunu görmenizi ve bu vesileyle sevginizin içtenliğini ispatlamanızı istiyorum.

[9] Efendimiz İsa Mesih’in lütfunu biliyorsunuz. O, bütün semavî zenginliğini bırakıp uğrunuza yoksul oldu. Siz O’nun yoksulluğu sayesinde zengin olasınız diye böyle yaptı.

[10] Geçen yıl bağış toplamaya ilk girişen, hatta buna ilk heveslenen sizdiniz. Bu konuda size bir tavsiyem var. Size yararlı olacak.

[11] Artık başladığınız işi bitirin! Fikri ortaya attığınız gibi, elinizden geldiğince tamamlamaya istekli olun.

[12] Yardım etmek istiyorsanız, sahip olduğunuz ölçüde verin; elinizde olmayanı kimse sizden isteyemez.

[13] Başkalarını rahatlatmak için sizi maddi külfet altına sokmak niyetinde değilim. İstediğim şey, eşitliği sağlamaktır.

[14] Şimdi sizin elinizdeki fazlalık onların ihtiyaçlarını karşılar. Başka bir zaman onların elindeki fazlalık sizin ihtiyacınızı karşılar.

[15] Tevrat’ta şöyle yazılıdır: “Çok toplayanın fazlası, az toplayanın eksiği yoktu.”

[16] Allah’a şükürler olsun! Allah size duyduğum aynı ilgiyi, Titus’un yüreğinde de uyandırdı.

[17] Titus yalnız ricamızı kabul etmekle kalmadı, kendi isteğiyle yanınıza geliyor. Çünkü size her zamankinden çok ilgi duyuyor.

[18] Titus’la birlikte bir mümin kardeş daha gönderiyoruz. Bu kardeş, kurtuluş müjdesini yaydığı için bütün cemaatlerde övülmektedir.

[19] Ayrıca, bulunduğumuz bu hayırlı hizmette yol arkadaşımız olmak üzere cemaatler tarafından seçilmiştir. Bu hizmeti Rab’bi yüceltmek ve iyi niyetimizi göstermek için üstlendik.

[20] Cömertçe yapılan bu bağışlarla ilgili hizmetimizde asılsız tenkitlere uğramamak için dikkat ediyoruz.

[21] Çünkü yalnız Rab’bin değil, insanların da doğru gördüklerini yapmak istiyoruz.

[22] Bu iki kişiyle birlikte birini daha gönderiyoruz. Bu mümin kardeşi birçok durumda defalarca denedik. Yardıma hevesli olduğunu anladık. Şimdi daha da büyük şevkle hizmet etmek istiyor. Çünkü size çok itimat ediyor.

[23] Titus’a gelince, o benim yoldaşım ve aranızdaki emektaşımdır. Diğer iki mümin kardeş ise cemaatlerin temsilcileri, Mesih’in izzetini yansıtan kişilerdir.

[24] Bu sebeple onlardan sevginizi esirgemeyin. Cemaatler sizinle niçin övündüğümüzü anlasınlar.

2.kori̇ntli̇ler — Chapters