[1] Bizler Allah yolunda Allah’la birlikte çalışıyoruz. Bu sebeple rica ediyoruz: Allah’ın size bahşettiği lütfu heba etmeyin!
[2] Çünkü Allah Yeşaya Peygamber’in ağzıyla şöyle diyor: “Uygun zamanda seni işittim, Kurtuluş günü sana yardım ettim.” Uygun zaman’ işte şimdidir, kurtuluş günü’ işte şimdidir.
[3] Hizmetimiz ayıplanmasın diye insanları gücendirmemeye çalışıyoruz.
[4] Bunun aksine, Allah’ın hizmetkârları olduğumuzu her durumda gösterdik. Birçok sıkıntılara, zorluklara ve darlıklara katlandık.
[5] Dövüldük, hapse atıldık. Ayaklanmalarda saldırılara uğradık. Ağır işlerde çalıştık, uykusuz kaldık, açlığa dayandık.
[6] Fakat pak hayatımızla, ilim irfanımızla, sabrımızla, şefkatimizle, Mukaddes Ruh’un gücüyle, riyasız sevgimizle,
[7] hakikati vazetmekle, Allah’ın kudretiyle samimiyetimizi ispatladık. Her türlü saldırı karşısında kendimizi savunmak için doğru olanı yapmaktan başka silahımız yok.
[8] Bize hürmet eden de var, bizi aşağılayan da. Bizi öven de var, kötüleyen de. Hakikati söylüyoruz, fakat bize yalancı diyenler var.
[9] Bazıları bizi tanımıyor, fakat aslında iyi tanınıyoruz. Ölümün ağzındayız, fakat görüyorsunuz, hâlâ hayattayız. Cezalandırılıyoruz, fakat öldürülmüş değiliz.
[10] Kederli görünsek de her daim seviniyoruz. Yoksul görünsek de birçoklarına manevî servet kazandırıyoruz. Hiçbir şeyimiz yok, fakat her şeye sahibiz.
[11] Ey Korintliler, sizinle açıkça konuştuk, size yüreğimizi açtık.
[12] Sizden sevgimizi esirgemedik, fakat siz bizden sevginizi esirgediniz.
[13] Çocuklarıma söyler gibi söylüyorum: Bize aynı karşılığı vermek için siz de yüreğinizi açın!
[14] İmansızlarla aynı boyunduruğa girmeyin. Çünkü doğruluk ve fesat ortak olamaz. Nur ve karanlık bir arada bulunamaz.
[15] Mesih’le Şeytan ittifak kuramaz. İmanlı ile imansızın müşterek yanı olamaz.
[16] Allah’ın mabedi ile putlar uyuşamaz. Bizler ebedî Allah’ın mabediyiz. Nitekim Allah şöyle dedi: “Aralarında bulunacağım, aralarında yaşayacağım; onların Allah’ı olacağım, onlar da benim halkım olacak.”
[17] “Bu sebeple Rab şöyle diyor: ‘İmansızların arasından çıkın, Onlardan uzak durun, Harama dokunmayın. O zaman sizi kabul ederim.’”
[18] “‘Sizin semavî Babanız olurum, siz de bana oğullar, kızlar olursunuz’ diyor kadir Rab Allah.”