[1] Ey zenginler, dinleyin! Başınıza gelecek felâketlerden dolayı ağlayıp feryat edin!
[2] Servetiniz çürümüş, elbiselerinizi güve yemiştir.
[3] Altınınız ve gümüşünüz pas tutmuştur. Bu pas hesap gününde aleyhinize şahitlik yapacak, bedenlerinizi yanan ateş gibi yiyip bitirecek. Fani dünyada servetinize servet kattınız.
[4] Ekinlerinizi biçen ırgatların ücretini hileyle alıkoydunuz. Bu ücretler bile size karşı haykırıyor. Orakçıların feryadı, kadir Allah’a ulaştı.
[5] Dünyada refah içinde yaşadınız, keyif sürdünüz. Kendinizi kesim gününe hazırlanan hayvanlar gibi besiye çektiniz.
[6] Masum insanları mahkemeye verip öldürttünüz. Çünkü size karşı koyamadılar.
[7] Fakat siz ey mümin kardeşler, Rab’bin gelişine kadar sabredin. Unutmayın ki, çiftçi değerli ürünü almak için ilkbahar ve yaz yağmurlarını sabırla bekler.
[8] Siz de sabırlı ve cesur olun. Çünkü Rab’bin gelişi yakındır.
[9] Ey müminler, birbirinize karşı şikâyette bulunmayın; aksi halde Allah sizi mahkûm eder. İşte dünyanın hâkimi olan Allah kapıdadır!
[10] Ey mümin kardeşler, Allah’ın adıyla konuşmuş olan peygamberleri örnek alın. Onlar kötü muameleye sabırla dayandılar.
[11] Biz sıkıntıya dayanmış olanları mübarek sayarız. Eyüb’ün sabrını duymuşsunuzdur. Sonunda Rab’bin ona nasıl yardım ettiğini biliyorsunuz. Bu da Allah’ın ne kadar merhametli ve şefkatli olduğunu göstermektedir.
[12] Ey mümin kardeşlerim, yer veya gök, ya da başka bir şey üzerine yemin etmeyin. “Evet” demek istiyorsanız “Evet”, “Hayır” demek istiyorsanız “Hayır” deyin. Böyle yaparsanız Allah’ın hükmünden kurtulursunuz.
[13] İçinizden biri sıkıntıda mı? Dua etsin. Sevinçli mi? İlahiler söylesin.
[14] Aranızda hasta olan mı var? Cemaatin önderlerini çağırtsın, onun için dua etsinler, onu Rab’bin adıyla zeytin yağıyla meshetsinler.
[15] İmanla edilen dua hastayı iyileştirecek ve Rab onu ayağa kaldıracaktır. Eğer hasta günah işlemişse, Rab onu affedecektir.
[16] Bu sebeple günahlarınızı birbirinize itiraf edin ve birbiriniz için dua edin ki, şifa bulasınız. Sâlih kişinin duası çok güçlü ve tesirlidir.
[17] İlyas da tıpkı bizim gibi bir insandı. Yağmur yağmaması için gayretle dua etti; üç yıl altı ay ülkeye yağmur yağmadı.
[18] Sonra yeniden dua etti, gök yağmur, toprak da ürün verdi.
[19] Ey mümin kardeşlerim, içinizden biri doğru yoldan sapar ve bir diğeriniz onu yine doğru yola döndürürse,
[20] bilin ki günahkârı yanlış yolundan döndüren, onun canını ebedî ölümden kurtaracak ve Allah’ın birçok günahı affetmesini sağlayacaktır.