Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:08

[1] Aranızdaki kavga ve çekişmelerin sebebi nedir? Bedeninizin azalarında çarpışan ihtiraslarınız değil midir?

[2] Bir şeyi arzu ediyorsunuz; onu elde edemeyince adam bile öldürüyorsunuz. Diğer insanları kıskanıyorsunuz, istediğinize kavuşamayınca çekişip kavga ediyorsunuz. İstediğinizi elde edemiyorsunuz, çünkü Allah’tan dilemiyorsunuz.

[3] Dileseniz bile hiçbir şeye kavuşamıyorsunuz. Çünkü kötü niyetle diliyorsunuz. Dilediklerinizi sadece kendi arzularınızı tatmin etmek için istiyorsunuz.

[4] Ey vefasızlar! Dünyaya dostluk, Allah’a düşmanlıktır; bunu bilmiyor musunuz? Dünyayla dost olmak isteyen kişi kendini Allah’a düşman eder.

[5] Tevrat boş yere mi söylüyor? “Allah içimizde yaşattığı ruhu kıskançlık derecesinde arzu eder.”

[6] Fakat O yine de bize fazlasıyla lütfeder. Bu sebepten dolayı Tevrat şöyle der: “Allah kibirlilere karşıdır. Fakat alçakgönüllülere lütfeder.”

[7] Bunun için Allah’a tâbi olun. Şeytan’a karşı direnin, sizden kaçacaktır.

[8] Allah’a yaklaşın, O da size yaklaşacaktır. Ey günahkârlar, ellerinizi günahtan temizleyin! Ey ikiyüzlüler, kalplerinizi paklayın!

[9] Günahlarınızdan dolayı kederlenin, yas tutun ve ağlayın! Gülüşünüz mateme, sevinciniz sıkıntıya dönüşsün.

[10] Allah’ın önünde kendinizi küçültün, O da sizi yüceltecektir.

[11] Ey mümin kardeşler, birbirinizi yermeyin. Mümin kardeşini yeren ve ona hükmeden kişi, Tevrat’ın şeriatını yermiş, şeriata hükmetmiş olur. Eğer şeriata hükmedersen, o zaman onu tatbik eden değil, yargıcı olursun.

[12] Şeriatı emreden ve insana hükmeden sadece Allah’tır. O bizi kurtarmaya da helâk etmeye de muktedirdir. Sen kim oluyorsun da başkası hakkında hüküm veriyorsun?

[13] “Bugün ya da yarın filan şehre gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız, para kazanacağız” diyen sizler, bakın şimdi,

[14] yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Hayatınız nedir ki? Kısa süre görünen, sonra yok olan buhar gibisiniz.

[15] Demeniz gereken şey şu olmalıdır: “Allah nasip ederse yaşayacağız, şunu ya da bunu yapacağız”.

[16] Fakat siz küstahça övünüyorsunuz. Bu şekilde övünmek daima kötüdür.

[17] Velhâsıl, doğru olanı bilip de yapmayan kişi günah işlemiş olur.

Yakup — Chapters