Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 3:47

[1] Eskiden sizler ruhen ölüydünüz; çünkü Allah’a isyan ediyor ve günah işliyordunuz.

[2] Günah dolu bir hayat sürüyordunuz. Bu dünyanın gidişine uyuyor, Şeytan’a itaat ediyordunuz. Şeytan dünyadaki şer kuvvetlerinin reisidir. Allah’a itaat etmeyenler de onun etkisi altındadır.

[3] Bir zamanlar hepimiz bu insanlar gibiydik. Bedenimiz ve aklımız ne isterse onu yapardık, nefsin ihtiraslarına uyarak yaşardık. Bu halimizle herkes gibi biz de Allah’ın gazabını hak ediyorduk.

[4] Fakat merhameti bol olan Allah bizi ne kadar çok seviyor!

[5] Suçlarımız yüzünden ruhen ölü olduğumuz halde, Mesih vasıtasıyla bize yeni hayat verdi. Sizler Allah’ın lütfu sayesinde kurtuldunuz.

[6] Allah bizi Mesih’le birlikte diriltti. O’na ait olduğumuz için O’nunla birlikte arşıâlâdaki tahtta oturttu.

[7] Allah şefkatlidir. Mesih İsa vasıtasıyla bize olağanüstü derecede lütfetti. Bunu gelecek çağlarda yaşayanlara göstermek istedi.

[8] Allah’ın lütfuyla iman ederek kurtuldunuz. Kurtuluşunuz sizin başarınız değildir; Allah’ın armağanıdır.

[9] Hiç kimse sevapla kurtulamaz. Bu sebeple övünecek bir şey yoktur.

[10] Biz Allah’ın eseriyiz; O bizi Mesih İsa vasıtasıyla ruhen yeniden yarattı. Çünkü hazırladığı hayırlı amelleri işlememizi istiyor.

[11] Önceki durumunuzu hatırlayın. Siz Yahudi soyundan değilsiniz; bedende elle yapılmış sünnete sahip olan ve kendilerine “sünnetli” diyen Yahudiler size “sünnetsiz” diyor.

[12] Biliyorsunuz, bir zamanlar Mesih’ten uzaktınız. Allah’ın halkı olan İsrail dışında kalan yabancılardınız. Allah’ın vaadine dayanan ahitlere dâhil değildiniz. Bu dünyada ümitten de Allah’tan da mahrumdunuz.

[13] Fakat eskiden Allah’tan uzak olan sizler Mesih’in akıtılan kanı sayesinde şimdi Allah’a yakınlaştınız.

[14] Çünkü Mesih bizi Allah’la barıştırdı. Kendi bedenini feda ederek bizi bölen ve birbirimize düşman eden duvarı yıktı; Yahudilerle diğer milletleri tek halk yaptı.

[15] Kaidelerden ve emirlerden meydana gelen şeriatın hükmünü kaldırdı. Amacı, Yahudilerle diğer halkları bir araya getirip yeni bir insan yaratmak ve böylece selâmeti sağlamaktı.

[16] Mesih çarmıhtaki ölümüyle düşmanlığı yok etti; bu sayede Yahudilerle diğer halkları barıştırıp tek topluluk olarak Allah’ın huzuruna çıkardı.

[17] Mesih geldiği zaman hem önceleri Allah’tan uzak olan sizlere hem de Allah’ı yakından tanıyan Yahudilere selâmet müjdesini duyurdu.

[18] Artık hepimiz Mesih’in aracılığıyla ve tek Ruh’un yardımıyla semavî Babamız Allah’ın huzuruna çıkabiliriz.

[19] Sonuç olarak Yahudi olmayan sizler bundan böyle Allah’a yabancı ya da dışlanmış insanlar değilsiniz. Allah’ın mukaddes halkına mensup vatandaşlarsınız; Allah’ın ev halkındansınız.

[20] Havarilerle peygamberlerin attığı temel üstüne inşa edilen bir binanın taşları gibisiniz. Binanın ilk temel taşı bizzat Mesih’tir.

[21] Bütün binayı ayakta tutan, Rab’be vakfolmuş bir mabet olarak yükselten O’dur.

[22] Allah, Mesih’e bağlı olan sizleri bir mabet gibi inşa etmektedir. Çünkü Allah, Ruhu vasıtasıyla içinizde yaşıyor.

Efesli̇ler — Chapters