Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:10

[1] “Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız.

[2] Çünkü nasıl yargılarsanız öyle yargılanacaksınız. Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız.

[3] Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin?

[4] Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, ‘İzin ver, gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin?

[5] Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar, o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.

[6] “Kutsal olanı köpeklere vermeyin. İncilerinizi domuzların önüne atmayın. Yoksa bunları ayaklarıyla çiğnedikten sonra dönüp sizi parçalayabilirler.”

[7] “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır.

[8] Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapı çalana açılır.

[9] Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir?

[10] Ya da balık isterse yılan verir?

[11] Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız’ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?

[12] “İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın. Çünkü Kutsal Yasa’nın ve peygamberlerin söylediği budur.”

[13] “Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur.

[14] Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.”

[15] “Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.

[16] Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?

[17] Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir.

[18] İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.

[19] İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.

[20] Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.

[21] “Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.

[22] O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’

[23] O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.”

[24] “İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerine kuran akıllı adama benzer.

[25] Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, eve saldırır; ama ev yıkılmaz. Çünkü kaya üzerine kurulmuştur.

[26] Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerine kuran budala adama benzer.

[27] Yağmur yağar, seller basar, yeller eser, evi sarsar. Ev yıkılır; yıkılışı da korkunç olur.”

[28] İsa konuşmasını bitirince, halk O’nun öğretişine şaşıp kaldı.

[29] Çünkü onlara kendi din bilginleri gibi değil, yetkili biri gibi öğretiyordu.

Matta — Chapters