Skip to content
Opens in a new window

[1] Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, elinde ölçü ipi tutan bir adam vardı.

[2] "Nereye gidiyorsun?" diye sordum. Adam, "Yeruşalim'i ölçmeye, genişliğinin, uzunluğunun ne kadar olduğunu öğrenmeye gidiyorum" diye yanıtladı.

[3] Benimle konuşan melek yanımdan ayrılınca başka bir melek onu karşılamaya çıktı.

[4] Önceki meleğe şöyle dedi: "Koş, o gence de ki, içinde barınacak sayısız insan ve hayvandan ötürü Yeruşalim sursuz bir kent olacak.

[5] RAB, 'Ben kendim onun çevresinde ateşten sur ve içindeki görkem olacağım' diyor."

[6] RAB, "Haydi! Haydi! Kuzey ülkesinden kaçın!" diyor, "Çünkü sizi göğün dört bucağına dağıttım." Böyle diyor RAB.

[7] "Babil'de oturan Siyon halkı, haydi kaçıp kurtul!"

[8] Çünkü Her Şeye Egemen RAB beni onurlandırdı ve sizi yağmalamış uluslara şu haberle gönderdi: "Size dokunan gözbebeğime dokunmuş olur" diyor,

[9] "Elimi onlara karşı kaldıracağım, köleleri onları yağmalayacak." O zaman siz de beni Her Şeye Egemen RAB'bin gönderdiğini anlayacaksınız.

[10] RAB, "Ey Siyon kızı, sevinçle bağır! Çünkü aranızda yaşamaya geliyorum" diyor.

[11] O gün birçok ulus RAB'be bağlanacak, O'nun halkı olacak. O zaman RAB aranızda yaşayacak, siz de beni Her Şeye Egemen RAB'bin gönderdiğini anlayacaksınız.

[12] RAB kutsal topraklarda Yahuda'yı kendi payı olarak miras edinecek ve Yeruşalim'i yine seçecek.

[13] Ey insanlar, RAB'bin önünde sessiz durun! RAB kutsal konutundan kalkmış geliyor!

Zekeri̇ya — Chapters