Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 5:36

[1] -

[2] İsa söz alıp onlara yine benzetmelerle şöyle seslendi: “Göklerin Egemenliği, oğlu için düğün şöleni hazırlayan bir krala benzer.

[3] Kral şölene davet ettiklerini çağırmak üzere kölelerini gönderdi, ama davetliler gelmek istemedi.

[4] ”Kral yine başka kölelerini gönderirken onlara dedi ki, ‘Davetlilere şunu söyleyin: Bakın, ben ziyafetimi hazırladım. Sığırlarım, besili hayvanlarım kesildi. Her şey hazır, buyrun şölene!’

[5] ”Ama davetliler aldırmadılar. Biri tarlasına, biri ticaretine gitti.

[6] Öbürleri de kralın kölelerini yakalayıp hırpaladılar ve öldürdüler.

[7] Kral öfkelendi. Ordularını gönderip o katilleri yok etti, kentlerini ateşe verdi.

[8] ”Sonra kölelerine şöyle dedi: ‘Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş.

[9] Gidin yol kavşaklarına, kimi bulursanız düğüne çağırın.’

[10] Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.

[11] ”Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün giysisi giymemiş bir adam gördü.

[12] Ona, ‘Arkadaş, düğün giysisi giymeden buraya nasıl girdin?’ diye sorunca, adamın dili tutuldu.

[13] “O zaman kral, uşaklarına, ‘Şunun ellerini ayaklarını bağlayın, dışarıya, karanlığa atın!’ dedi. ‘Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.’

[14] ”Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır.”

[15] Bunun üzerine Ferisiler çıkıp gittiler. İsa'yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla düzen kurdular.

[16] Hirodes yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri İsa'ya gelip, “Öğretmenimiz” dediler, “Senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın.

[17] Peki, söyle bize, sence Sezar'a vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi?”

[18] İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, “Ey ikiyüzlüler!” dedi. “Beni neden deniyorsunuz?

[19] Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!” O'na bir dinar getirdiler.

[20] İsa, “Bu resim, bu yazı kimin?” diye sordu.

[21] ”Sezar'ın” dediler. O zaman İsa, “Öyleyse Sezar'ın hakkını Sezar'a, Tanrı'nın hakkını Tanrı'ya verin” dedi.

[22] Bu sözleri duyunca şaştılar, İsa'yı bırakıp gittiler.

[23] -

[24] Ölümden sonra diriliş olmadığını söyleyen Sadukiler, aynı gün İsa'ya gelip şunu sordular: “Öğretmenimiz, Musa şöyle buyurmuştur: ‘Eğer bir adam çocuk sahibi olmadan ölürse, kardeşi onun karısını alsın, soyunu sürdürsün.’

[25] Aramızda yedi kardeş vardı. İlki evlendi ve öldü. Çocuğu olmadığından karısını kardeşine bıraktı.

[26] İkincisi, üçüncüsü, yedincisine kadar hepsine aynı şey oldu.

[27] Hepsinden sonra kadın da öldü.

[28] Buna göre diriliş günü kadın bu yedi kardeşten hangisinin karısı olacak? Çünkü hepsi de onunla evlendi.”

[29] İsa onlara, “Siz Kutsal Yazılar'ı ve Tanrı'nın gücünü bilmediğiniz için yanılıyorsunuz” diye karşılık verdi.

[30] ”Dirilişten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki melekler gibidirler.

[31] Ölülerin dirilmesi konusuna gelince, Tanrı'nın size bildirdiği şu sözü okumadınız mı?

[32] ‘Ben İbrahim'in Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı'yım’ diyor. Tanrı ölülerin değil, dirilerin Tanrısı'dır.”

[33] Bunları işiten halk, O'nun öğretişine şaşıp kaldı.

[34] Ferisiler, İsa'nın Sadukiler'i susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.

[35] -

[36] Onlardan biri, bir Kutsal Yasa uzmanı, İsa'yı denemek amacıyla O'na şunu sordu: “Öğretmenim, Kutsal Yasa'da en önemli buyruk hangisidir?”

[37] İsa ona şu karşılığı verdi: “ ‘Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.’

[38] İşte ilk ve en önemli buyruk budur.

[39] İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‘Komşunu kendin gibi seveceksin.’

[40] Kutsal Yasa'nın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.”

[41] -

[42] Ferisiler toplu haldeyken İsa onlara şunu sordu: “Mesih'le ilgili olarak ne düşünüyorsunuz? O kimin oğludur?” Onlar da, “Davut'un Oğlu” dediler.

[43] İsa şöyle dedi: “O halde nasıl oluyor da Davut, Ruh'tan esinlenerek O'ndan ‘Rab’ diye söz ediyor? Şöyle diyor Davut:

[44] ‘Rab Rabbim'e dedi ki, Ben düşmanlarını Ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur.’

[45] Davut O'ndan Rab diye söz ettiğine göre, O nasıl Davut'un Oğlu olur?”

[46] İsa'ya hiç kimse karşılık veremedi. O günden sonra artık kimse de O'na bir şey sormaya cesaret edemedi.

Matta — Chapters