Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 4:56

[1] Mesih'i örnek aldığım gibi, siz de beni örnek alın.

[2] Her durumda beni anımsadığınız ve size ilettiğim öğretileri olduğu gibi koruduğunuz için sizi övüyorum.

[3] Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesih'in başı da Tanrı'dır.

[4] Başına bir şey takıp dua ya da peygamberlik eden her erkek, başını küçük düşürür.

[5] Ama başı açık dua ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur.

[6] Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün.

[7] Erkek başını örtmemeli; o, Tanrı'nın benzeri ve yüceliğidir. Kadın da erkeğin yüceliğidir.

[8] Çünkü erkek kadından değil, kadın erkekten yaratıldı.

[9] Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı.

[10] Bu nedenle ve melekler uğruna kadının başı üzerinde yetkisi olmalıdır.

[11] Ne var ki, Rab'de ne kadın erkekten ne de erkek kadından bağımsızdır.

[12] Çünkü kadın erkekten yaratıldığı gibi, erkek de kadından doğar. Ama her şey Tanrı'dandır.

[13] Siz kendiniz karar verin: Kadının açık başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu?

[14] -

[15] Doğanın kendisi bile size erkeğin uzun saçlı olmasının kendisini küçük düşürdüğünü, kadının uzun saçlı olmasının ise kendisini yücelttiğini öğretmiyor mu? Çünkü saç kadına örtü olarak verilmiştir.

[16] Bu konuda çekişmek isteyen varsa, şunu bilsin ki, bizim ya da Tanrı'nın kiliselerinin böyle bir alışkanlığı yoktur.

[17] Toplantılarınız yarardan çok zarar getirdiği için aşağıdaki uyarıları yaparken sizi övemem.

[18] Birincisi, toplulukça bir araya geldiğinizde aranızda ayrılıklar olduğunu duyuyorum. Buna biraz da inanıyorum.

[19] Çünkü Tanrı'nın beğenisini kazananların belli olması için aranızda bölünmeler olması gerekiyor!

[20] Toplandığınızda Rab'bin Sofrası'na katılmak için toplanmıyorsunuz.

[21] Her biriniz ötekini beklemeden kendi yemeğini yiyor. Kimi aç kalıyor, kimi sarhoş oluyor.

[22] Yiyip içmek için evleriniz yok mu? Tanrı'nın topluluğunu hor mu görüyorsunuz, yiyeceği olmayanları utandırmak mı istiyorsunuz? Size ne diyeyim? Sizi öveyim mi? Bu konuda övemem!

[23] -

[24] Size ilettiğimi ben Rab'den öğrendim. Ele verildiği gece Rab İsa eline ekmek aldı, şükredip ekmeği böldü ve şöyle dedi: “Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.”

[25] Aynı biçimde yemekten sonra kâseyi alıp şöyle dedi: “Bu kâse kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır. Her içtiğinizde beni anmak için böyle yapın.”

[26] Bu ekmeği her yediğinizde ve bu kâseden her içtiğinizde, Rab'bin gelişine dek Rab'bin ölümünü ilan etmiş olursunuz.

[27] Bu nedenle kim uygun olmayan biçimde ekmeği yer ya da Rab'bin kâsesinden içerse, Rab'bin bedenine ve kanına karşı suç işlemiş olur.

[28] Kişi önce kendini sınasın, sonra ekmekten yiyip kâseden içsin.

[29] Çünkü bedeni farketmeden yiyip içen, böyle yiyip içmekle kendi kendini mahkûm eder.

[30] İşte bu yüzden birçoğunuz zayıf ve hastadır, bazılarınız da ölmüştür.

[31] Kendimizi doğrulukla yargılasaydık, yargılanmazdık.

[32] Dünyayla birlikte mahkûm olmayalım diye Rab bizi yargılayıp terbiye ediyor.

[33] Öyleyse kardeşlerim, yemek için bir araya geldiğinizde birbirinizi bekleyin.

[34] Aç olan karnını evde doyursun. Öyle ki, toplanmanız yargılanmanıza yol açmasın. Öbür sorunları ise geldiğimde çözerim.

1.kori̇ntli̇ler — Chapters