Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 4:03

[1] Sana gelince evladım Timoteos, Mesih İsa’nın lütfu sana kuvvet versin.

[2] Allah’ın kelâmını birçok şahidin önünde sana bildirdim. Bu kelâmı başkalarına bildirmeye yeterli ve itimada lâyık kişilere emanet et.

[3] Mesih İsa’nın sadık bir askeri olarak sıkıntılara katlan.

[4] Nitekim askerlik yapan kişi günlük işlerle meşgul olmaz; amacı, komutanını hoşnut etmektir.

[5] Spor müsabakasına katılan kişi bütün kurallara riayet etmezse yarış dışı kalır, ödülden mahrum olur.

[6] Emek veren çiftçi hasattan ilk payı almayı hak eder.

[7] Söylediklerimi iyi düşün; Rab bütün bunları anlaman için sana yardım edecektir.

[8] İsa Mesih’i aklından çıkarma. O, Kral Davud’un soyundan geldi; öldü ve ölümden dirildi. İşte vazettiğim kurtuluş müjdesinin özü budur.

[9] Kurtuluş müjdesini vazettiğim için sıkıntı çekiyorum, hatta bir suçlu gibi zincire vuruldum. Ancak Allah’ın kelâmı zincire vurulamaz.

[10] Bu sebeple Allah’ın seçtiği kişiler uğruna her şeye sabırla katlanıyorum. Yeter ki, onlar da Mesih İsa sayesinde kurtuluşa ve ebedî yüceliğe kavuşsunlar.

[11] Şu söz itimada lâyıktır: “O’nunla birlikte öldüysek, O’nunla birlikte yaşayacağız.

[12] Sıkıntılara dayanırsak, O’nunla birlikte hüküm süreceğiz; O’nu tanıdığımızı inkâr edersek, O da bizi tanıdığını inkâr edecek.

[13] O’na sadık kalmasak da O yine de sadık kalacak; zira kendi özünü inkâr edemez.”

[14] Bu hakikatleri müminlere devamlı hatırlat; onları Allah’ın önünde uyar: artık kelimelerin anlamları üzerinde çekişip durmasınlar. Böyle çekişmeler kimseye hayır getirmez, tersine, dinleyenleri felakete götürür.

[15] Allah’ı hoşnut etmek için elinden geleni yap. Hak kelâmını dürüstçe öğreten alnı ak bir işçi gibi çalış.

[16] Allah yolunda yürümeyenlerin boş tartışmalarından uzak dur; çünkü bunlar insanı Allah’tan uzaklaştırır.

[17] Böylelerinin sözleri kangren gibi yayılır. Himeneos ile Filitos bunlardandır.

[18] Bu adamlar hakikat yolundan saptılar; çünkü ölümden dirilişin olup bittiğini iddia ediyorlar. Bu sözleriyle bazılarının imanını yıkıyorlar.

[19] Fakat Allah’ın hakikati tıpkı bir temel taşı gibi ayaktadır; bu taş şu sözlerle mühürlenmiştir: “Rab kendisine ait olanları bilir”, “Rab’bin adını anan herkes kötülükten uzak dursun.”

[20] Büyük bir konakta yalnız altın ve gümüş kaplar olmaz; tahta ve toprak kaplar da bulunur. Kıymetli kaplar asil işlerde, ucuz kaplarsa sıradan işlerde kullanılır.

[21] Kendisini pisliklerden arındıran insan asil işler için ayrılmış bir kap gibidir; böyle bir insan efendisine yararlıdır, bütün hayırlı işler için hazırdır.

[22] Gençlik ihtiraslarından kaç. Doğru olanı yapmaya gayret et. Bunu Rab’be temiz yürekle yakaran herkesle birlikte yap. Yolun, iman, sevgi ve selâmet yolu olsun.

[23] Anlamsız ve boş tartışmalardan uzak dur; biliyorsun, bunlar ancak kavgaya yol açar.

[24] Rab’bin kulları kavga etmemeli, fakat herkese müşfik davranmalı. Allah’ın kelâmını vazederken becerikli ve sabırlı olmalı.

[25] Kendilerine karşı çıkanları yumuşak huyla yola getirmeli. Allah belki de böylelerinin yüreklerini değiştirir; onlar da hakikati idrak ederler.

[26] Ne yazık ki, Şeytan istediğini yaptırmak için onları esir etmiştir. Fakat belki de akıllanır ve Şeytan’ın tuzağından kurtulurlar.

2.ti̇moteos — Chapters