[1] Köleler efendilerine saygıda kusur etmesin. O zaman Allah’ın adı ve bizim talimimiz kötülenmez.
[2] Efendisi mümin olan köle, “ne de olsa iman kardeşimdir” diyerek efendisine saygısızlık etmesin. Tam tersine, efendisine daha itinalı hizmet etsin; zira hizmetinden yararlanan kişi sevgili iman kardeşidir. Ey Timoteos, bu hakikatleri öğret ve müminleri bunları yapmaya teşvik et.
[3] Bazı insanlar yanlış şeyler vazediyor; Efendimiz İsa Mesih’in sahih sözlerini ve Allah yoluna uygun olan talimleri reddediyorlar.
[4] Böyle kişiler kendini beğenmiş cahillerdir; münakaşa etmeyi ve kelimelerin anlamlarını tartışmayı hastalık derecesinde severler. Bu tür şeyler kıskançlık, çekişme, iftira ve asılsız şüpheler doğurur.
[5] Bu insanlar her zaman sürtüşmeye sebep olurlar; çarpık fikirli ve hakikatten mahrumdurlar. Allah yolunu şahsi kazanç yolu sanırlar.
[6] Hâlbuki esas kazanç, eldekiyle yetinerek Allah yolunda yaşamaktır.
[7] Bu dünyaya ne getirdik? Hiçbir şey! Bu dünyadan ne götüreceğiz? Yine hiçbir şey!
[8] Demek ki yiyeceğimiz ve giyeceğimiz varsa, bunlarla yetinmeliyiz.
[9] Fakat zengin olma isteği insanı ayartır, tuzağa düşürür, yıkıma ve helâka götüren boş ve zararlı arzuların esiri yapar.
[10] Çünkü her kötülüğün bir kökü para sevgisidir. Nitekim para için yanıp tutuşan kimileri imandan saptılar ve kendi başlarına bir sürü belâ açtılar.
[11] Sana gelince ey Allah adamı, bu şeylerden kaç. Doğru olanı yapmayı, Allah yolunda yaşamayı, imanı, sevgiyi, tahammülü ve yumuşak huyluluğu amaç edin.
[12] İmanımız uğruna asil mücadeleye devam et. Allah’ın seni çağırdığı ebedî hayata sıkı tutun; birçok şahidin önünde ebedî hayata olan asil inancını ikrar ettin.
[13] Her şeye hayat veren Allah’a ve Pontius Pilatus’un önünde asil inanca şahitlik etmiş olan Mesih İsa’ya sığınarak şunu tembih etmek istiyorum:
[14] Sana verilen emirleri, Efendimiz İsa Mesih’in gelişine kadar eksiksiz, kusursuz şekilde yerine getir.
[15] Allah, Mesih’in gelişini uygun vakitte gerçekleştirecektir. Allah mübarek ve tek hâkimdir; hükümranların Hükümranı ve efendilerin Efendisi’dir.
[16] Özde ölümsüz olan tek varlık O’dur; insanların yaklaşamayacağı nurda yaşar. Kimse O’nu görmemiştir, göremez de. İzzet ve ebedî hâkimiyet Allah’ındır. Âmin.
[17] Dünyevî servete sahip olanları uyar; mağrur olmasınlar ve yok olup gidecek paralarına güvenmesinler. Bunun yerine Allah’a ümit bağlasınlar. Zira Allah, hayattan zevk alalım diye her ihtiyacımızı bol bol karşılar.
[18] Söyle onlara, iyilik yapsınlar, paralarını hayırlı işler için kullansınlar. İhtiyacı olana cömertçe versinler, paylaşsınlar.
[19] Böyle yaparak kendilerine Allah katında servet biriktirirler. Bu servet gelecek için sağlam bir temel olacak; onlar da hakiki hayata kavuşacaklar.
[20] Ey Timoteos, Allah’ın sana emanet ettiklerini muhafaza et. Allah yoluna aykırı boş laflardan ve sözde ilmin tezatlarından sakın.
[21] Sözüm ona ilmin peşinden giden bazıları imandan saptı. Allah’ın lütfu hepinizin üzerinde olsun.