Skip to content
Opens in a new window
Listen to this chapter • 4:59

[1] Bu sebeple artık her türlü kötülükten, hileden, ikiyüzlülükten, kıskançlıktan, iftiradan uzak durun.

[2] Yeni doğmuş bebekler gibi olun. Onlar nasıl sütü özlerse siz de Allah’ın kelâmını öyle özleyin. Allah’ın kelâmı katıksız süte benzer. Onunla beslenin ki, büyüyüp kurtuluşa eresiniz.

[3] “Çünkü Rab’bin iyiliğini tattınız”.

[4] Onun için Rab İsa’ya gelin. O cemaatin yaşayan temel taşıdır. İnsanlar O’nu reddettiler; fakat Allah O’nu seçkin ve değerli temel taşı yaptı.

[5] Sizler de O’nun gibisiniz, yaşayan taşlarsınız. Allah sizleri ruhani bir mabet yapmak için kullanıyor. Hayatlarını O’na vakfeden rahipler cemaatisiniz. İsa Mesih vasıtasıyla Allah’ı hoşnut eden ruhani kurbanlar sunmalısınız.

[6] Allah, Yeşaya Peygamber’in kitabında şöyle der: “Bak, Kudüs’e bir taş koydum, seçkin, kıymetli bir köşe taşı koydum. O’na iman edenler hüsrana uğramayacak.”

[7] Sizler iman ettiniz. Bu taşın kıymetini bilirsiniz. Fakat iman etmeyenler için, “İnşaatçıların reddettiği taş, binanın köşe taşı oldu.”

[8] “İnsanların takılıp sürçtükleri taş ve tökezledikleri kaya oldu.” Onlar Allah’ın kelâmını dinlemedikleri için sürçerler. Bu onlar için Allah’ın takdiridir.

[9] Fakat siz seçilmiş bir nesilsiniz, ebedî Hükümdar’ın rahiplerisiniz, mukaddes milletsiniz, Allah’ın öz halkısınız. Sizi karanlıktan kendi harika nuruna çağıran Allah’ın faziletlerini ilan etmek için seçildiniz.

[10] Bir zamanlar Allah’a ait değildiniz; fakat şimdi O’nun halkısınız. Bir zamanlar Allah’ın merhametinden mahrumdunuz; fakat şimdi merhamete erdiniz.

[11] Sevgili dostlarım, bu dünyada garipler ve misafirler gibisiniz. Bu sebeple yalvarıyorum, nefsinizin arzularından kaçın. Bu arzular canınıza karşı savaşıyor.

[12] İman etmeyenler arasında olumlu bir hayat sürün. Belki içlerinde size kötülük yakıştırıp iftira edenleri vardır. Bırakın, onlar hayırlı amellerinizi görsünler. O zaman mahşer gününde Allah’ı yüceltecekler.

[13] Rab adına her insanî müesseseye tâbi olun; en üstün yetkiye sahip olan imparatora da,

[14] onun gönderdiği valilere de tâbi olun. Valilerin vazifesi suç işleyenleri cezalandırmak, iyilik yapanları da takdir etmektir.

[15] İyilik yaparak akılsız insanların cahilce konuşmalarını boşa çıkarın. Allah’ın istediği işte budur.

[16] Hür insanlar olarak yaşayın. Fakat hürriyetinizi kötülük yapmak için bahane etmeyin. Allah’ın kullarına lâyık bir hayat sürün.

[17] Herkese hürmet edin. Mümin kardeşlerinizi sevin. Allah’tan korkun. İmparatora hürmet edin.

[18] Ey köleler, efendilerinize tâbi olun, tam saygı gösterin. Efendiniz iyi ve nazik de olsa insafsız da olsa hürmeti eksik etmeyin.

[19] Haksız yere acı çeken kişi, vicdan namına Allah’a itaat edip buna katlanırsa, Allah’ın lütfuna nail olur.

[20] Suç işlediğinizden dolayı dayak yer ve buna sabrederseniz, övünecek bir şey yok. Fakat iyilik yaptığınız halde acı çekip sabrederseniz, Allah’ın lütfuna nail olursunuz.

[21] Allah sizi bunun için çağırdı. Sizin örneğiniz İsa Mesih’tir. O sizin uğrunuza acı çekti. Siz de O’nun izinden gitmelisiniz.

[22] Yeşaya Peygamber, Mesih için şöyle der: “O hiç günah işlemedi, ağzından yalan söz çıkmadı.”

[23] Mesih aşağılandığında karşılık vermedi; elem çektiğinde kimseyi tehdit etmedi. Davasını adaletle hükmeden Allah’a bıraktı.

[24] Günahlarımızı üstlenip çarmıhta öldü. Bunu, artık günah işlemeyelim, hak yolunda yaşayalım diye yaptı. O’nun yaralarıyla şifa buldunuz.

[25] Yolunu şaşıran koyunlar gibiydiniz; fakat şimdi sizi fedakâr bir çoban gibi güden ve kollayan Mesih’e döndünüz.

1.petrus — Chapters